Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Gelir Vergisinde en çok merak edilen sorular ve yanıtları PDF Yazdır e-Posta
18 Temmuz 2008

Gelirler Genel Müdürlüğü, kendisine Gelir Vergisi'yle ilgili olarak en çok sorulan soruların yanıtlarını şöyle veriyor.

*Kanuni ve İş merkezi yurt dışıında olan uluslararası bir firmadan elde eldilen ücretin vergilendirilmesi nasıl olur?

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 14 numaralı bendinde, Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretlerin vergiden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumların bünyesinde çalışan hizmet erbabına ödenen ücretlere istisnanın uygulanabilmesi için ;

1- Türkiye’de hizmet arzeden gerçek kişinin bağlı olduğu işverenin dar mükellef kurum olması, bu kurumun da Türkiye’de hiçbir şekilde kazanç elde edecek şekilde faaliyette bulunmaması,

2- Dar mükellef kurumda çalışan kişinin hizmet erbabı ve yapılan ödemenin de ücret niteliğinde olması,

3- Dar mükellef kurumun Türkiye’deki personeline yapılacak ödemenin bu kurumun yurt dışı kazançlarından karşılanması,

4- Ücretin döviz olarak ödenmesi,

5- Ödenen ücretin, dar mükellef kurumun Türkiye’deki hesaplarına gider olarak kaydedilmemesi,

Şartlarının bir arada mevcut olması gerekmektedir.

Bu açıklamalara göre, adı geçenin çalışacağını belirttiği merkezi yurt dışında bulunan şirketin Türkiye’deki şirketi aracılığı ile faaliyet yapması ve bu faaliyet nedeniyle kazanç elde etmesi ve Türkiye’deki personeline bu faaliyetinin sonucu olarak ücret ödemesinde bulunması halinde , söz konusu ücretlerin Gelir Vergisi Kanununun 23/14 üncü maddesine göre gelir vergisinden istisna edilmesi mümkün olmayacak ve ilgiliye yurt dışından doğrudan doğruya ödenen ücretlerin söz konusu kişilerce, Gelir Vergisi Kanununun 95/1 inci maddesi uyarınca yıllık beyanname ile beyan edilerek vergilendirilmesi gerekecektir.

Ancak, adı geçen şirketin Türkiye’de bulunan şirketi aracılığı ile yürüttüğü faaliyet nedeniyle kazanç elde etmemesi ve Türkiye’de bulunan personeline yurt dışından döviz olarak ücret ödemesinde bulunması halinde, bu ücretlerin Gelir Vergisi Kanununun 23/14 üncü maddesine göre gelir vergisinden istisna edilmesi mümkün olabilecektir.

------------------------------------

*Telif hakkı sözleşmelerine konu olan çalışmalardan elde edilen hasılatın Gelir Vergisi ve Katma Değer Vergisi hükümleri yönünden durumu nedir?  

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde, Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekar, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisi’nden müstesnadır.
Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.

Yukarıda yazılı kazançların arızi olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez.

Serbest meslek kazançları istisnasının, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur; hükmü yer almıştır.

Buna göre, telif hakkı sözleşmesine konu olan çalışmaların, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine göre eser niteliği taşıması ve bu durumun kişi tarafından tevsik ve ispat edilmesi şartı ile söz konusu çalışmalardan elde edilecek hasılata münhasır olmak üzere, Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde yer alan istisnadan faydalanması mümkün bulunmaktadır.

Ayrıca, yukarıda belirtilen koşulları taşımayan, söz konusu serbest meslek erbablarına yapılacak ödemelerden ise, anılan Kanunun 94/2-a maddesi gereğince %15 (20.08.1999)tarih ve 99/13230 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01.09.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) nispetinde gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Ancak, yukarıda belirtilen koşulları taşımayan, söz konusu serbest meslek erbablarına yapılacak ödemelerden ise, anılan Kanunun 94/2-b maddesi gereğince %20 (27/11/1999 tarih ve 99/13646 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01/12/1999 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) nispetinde gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekir.

Öte yandan, Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde, Ticari ,sınai,zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 19 seri no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde yapılan açıklamalara göre, telif hakkına konu olan hususlarda devamlılık arzedecek şekilde faaliyette bulunulmaması ve bu işin mutad meslek haline getirilmemesi, başka bir ifade ile aynı yılda veya birbirini takip eden yıllarda birden fazla eser meydana getirilmemesi şartıyla, yapılan faaliyet arızi serbest meslek faaliyeti kapsamına gireceğinden , söz konusu çalışmaların satışları katma değer vergisinin konusuna girmeyecektir. Fakat bu faaliyet devamlılık arzedecek şekilde yapılırsa, gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerekecektir. Ancak, teslimlerin tamamının Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde sayılanlara yapılması halinde, başka bir nedenle gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyeti de bulunmuyorsa, teslimden doğan katma değer vergisi 94 üncü maddede sayılanlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir. Bu durumda, işlemden önce ilgili vergi dairesine yazılı olarak başvurulması şartıyla , katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesine ve beyanname verilmesine gerek bulunmamaktadır.

--------------------

*Çalışanlara ödenen öğrenim, evlenme ve doğum yardımları ile çocuk zamları, gelir vergisine tabi midir?


Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. Maddesinde , ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek , tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı) , tahsisat , zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez; hükmü yer almıştır.

Öte yandan , anılan kanunun 25/4 üncü maddesinde, Hizmet erbabına ödenen çocuk zamlarının (Bu zamlar Devletçe verilen miktarı aştığı takdirde fazlası vergiye tabi tutulur .); gelir vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre, hizmet erbabına ödenen çocuk zamlarının her yıl Bütçe Kanunu ile belirlenen miktarı aşmayan kısmının gelir vergisinden istisna edilmesi, aşan kısmın ise ücret olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, aile yardımları ve çocuk zamlarının ne şekilde vergiye tabi tutulacağı 9.3.1985 tarih ve 18689 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 145 seri sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmıştır.
Diğer taraftan, aynı Kanunun 25/5 inci maddesinde Evlenme ve doğum münasebetiyle hizmet erbabına yapılan yardımlar (Bu istisna hizmet erbabının iki aylığına veya buna tekabül eden gündeliklerinin tutarına kadar olan yardım kısmına uygulanır.) gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Buna göre, doğum ve evlenme yardımlarının , ilgililerin iki aylık ücreti kadar olan bölümünün gelir vergisinden istisna edilmesi , iki aylık ücret tutarını aşan kısmın ise ücret olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

İşverenlerce, eğitim yardımı adı altında hizmet erbabına yapılan ödemelerin ise, ücret olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

-----------------------

*Bilgisayar yazılımlarından elde edilen kazançların Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesindeki istisnadan yararlanabilmesi hangi şartlara bağlıdır?

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde, Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekar, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisi’nden müstesnadır.

Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.

Yukarıda yazılı kazançların arızi olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez.

Serbest meslek kazançları istisnasının , bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur; hükmü yer almaktadır.

Buna göre bir bilgisayar programcısının yapmış olduğu bilgisayar yazılımı çalışmalarının , 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine göre eser niteliği taşıması ve bu durumun kişi tarafından tevsik ve ispat edilmesi şartı ile söz konusu çalışmalardan elde edilecek hasılata münhasır olmak üzere, Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde yer alan istisnadan faydalanması mümkün bulunmaktadır.
--------------------------

*Esnaf Muaflığından faydalanabilmek için alım satım ve hasılat hadleri önemli midir?


Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında muaflıktan yararlanabilmek için 48 inci maddede yer alan alış, satış ve hasılat hadlerine ilişkin sınırlamalar kaldırılmıştır


----------------------------

*Hangi malların satışını yapanlar esnaf muaflığından faydalanamayacaklardır?


Giyim eşyalarıyla zati ve süs eşyaları, değeri yüksek olan ev eşyaları ile pazar takibi suretiyle gıda, bakkaliye ve temizlik maddelerini ve sabit işyerlerinin önünde sergi açmak suretiyle o işyerlerinde satışı yapılan aynı neviden malları satanlar, esnaf muaflığından faydalanamazlar.

---------------------------

*Esnaf Muaflığından yararlanabilmek için "Esnaf Muaflığı Belgesi" alınması zorunlu mudur?


Gelir Vergisi Kanunun 9 uncu maddesine eklenen fıkralarla, esnaf muaflığından yararlananların faaliyetlerinin kontrol altına alınması amacına yönelik olarak yapılan düzenleme ile Esnaf Muaflığı Belgesi alma zorunluluğu getirilmiştir.

Esnaf muaflığı belgesi, faaliyette bulunulan yerdeki belediyeden alınabilecektir. Esnaf muaflığı belgesi almak için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve bu durumun esnaf muaflığı belgesi almak için yapılacak başvuruda tevsik edilmesi gerekmektedir.

Maddede yapılan diğer bir düzenlemeye göre, vergiden muaf esnafın esnaf muaflığı belgesini ve alış ve giderlerine ilişkin belgeleri yanlarında bulundurup bulundurmadıkları, yoklamaya yetkili olanlar ve belediye zabıtaları tarafından kontrol edilecektir. Vergiden muaf esnafın bir takvim yılı içinde bir defa mal alış ve giderlerine ilişkin belgeleri, yanında bulundurmadığının veya bulundurduğu belgelerin satışını yaptığı mal ve hizmetle ilişkisi olmadığının tespit edilmesi halinde, esnaf muaflığı belgesi iptal edilecektir.

-----------------------------

*İsteğe bağlı sigorta primleri özel gider indiriminde dikkate alınır mı?


Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesinin 3 numaralı bendinde, Mükellefin şahsına, eşine ve küçük çoçuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigortaları için hizmet erbabı tarafından ödenen primler ( Sigortanın Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması ve sigorta priminin ödendiği ayda elde edilen ücret üzerinden, kanunla kurulu sosyal güvenlik kurumlarına hizmet erbabı hissesi olarak hesaplanan prim veya aidatın aylık tutarını aşmaması şartıyla ), ücretin safi tutarının tespitinde, gayrisafi ücretten indirileceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre, adı geçenin eşi adına ödemiş olduğu isteğe bağlı sigorta primlerinin ücretin safi tutarının tespitinde indirim olarak dikkate alınabilmesi için, ödemenin Kanunda belirtilen şahıs sigortalarına yapılması, ödemenin yapıldığı kurumun da kanuni ve iş merkezi Türkiye’ de bulunan sigorta şirketi niteliğinde olması gerekmektedir.

Diğer yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan özel gider indirimi ile ilgili olarak, 18/05/1994 tarih ve 21938 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 176 ve 08/12/1994 tarih ve 22135 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 178 ve 30/03/1995 tarih ve 22243 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 182 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde gerekli açıklamalar yapılmıştır.

Bu açıklamalara göre, adı geçenin eşi adına yatırmış olduğu isteğe bağlı sigorta primlerinin özel gider indirimi uygulamasında dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır