Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
İhracat Bedellerinin Türkiye’ ye Getirme Zorunluluğu Bulunmayan Ülkeler Ve Durumlar PDF Yazdır e-Posta
05 Nisan 2019
    1. Giriş

Türkiye’ de yerleşik kişilerce elde edilen ihracat bedellerinin tasarrufu serbest bırakılmıştır. Türkiye’de yerleşik kişilere tanınan bu hak 11/8/1989 tarihli ve 20249 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararın 8 inci maddesinde düzenlenmiştir. Ancak bunun yanında Hazine ve Maliye Bakanlığına ihtiyaç duyulması halinde ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin düzenleme yapma yetkisi verilmiştir. Bu yetkiye istinaden Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) Tebliğ No: 2018-32/48) ile Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedellerin en az %80’ i, fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirilmesi ve bir bankaya satılması zorunlu hale getirilmiştir.

2018-32/48 sıra Nolu Tebliğ 04.09.2018 tarihinde yürürlüğe girmiş ve bu tebliğin yürürlükte bulunduğu süre içerisinde fiili ihracı gerçekleşen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller için hüküm ifade etmektedir. Tebliğin yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık geçerlilik süresi "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (No: 2019-32/53)" ile 1 yıl olarak değiştirilmiştir. Böylece Tebliğ hükümleri 04.09.2019 tarihine kadar uygulanmaya devam edeceği anlaşılmaktadır.

Bu yazımızda yapılan düzenlemeler ışığında ihracat bedellerinin Türkiye’ ye getirilmesinin zorunlu olmadığı Ülkeler ve Durumlar üzerinde durulacaktır.

2. İhracat Bedellerinin Türkiye’ ye Getirilmesi

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar gereğince 08.02.2008 tarihinden itibaren ihracat bedellerinin tasarrufu serbest bırakılmıştır.  Ancak söz konusu serbesti 04.09.2018 tarihine kadar devam etmiştir. Yapılan düzenleme sonrasında Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedellerin en az %80’ i, fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde aşağıdaki ödeme şekillerinden birine göre yurda getirilmesi gerekmektedir.

a) Akreditifli Ödeme: Akreditif bir bankanın şarta bağlı ödeme garantisi olarak tarif edilebilir. Akreditif bankanın ödeme taahhüdü ile satış bedelinin ödenmesini teminat altına alması ve finansman kolaylığı sağlaması itibariyle en fazla ihracatçıya yararlı bir ödeme şeklidir. Alıcı ve satıcı arasında çıkma olasılığı olan anlaşmazlıkları en aza indirmesi dolayısıyla uluslararası ticarette yaygın olarak kullanılmaktadır.[1]

b) Vesaik Mukabili Ödeme: Vesaiklerin (belgelerin) alıcıya mal bedellerinin tahsil edilmesinden sonra teslim edilmesi şeklinde tanımlanabilir. Akreditifli ödemelerde olduğu gibi ihracatçıya bankalarca bir ödeme garantisi verilmemektedir.

c) Mal Mukabili Ödeme: Satıcının, bedelini tahsil etmeden malları ve evrakları alıcıya göndermesidir. Bu ödeme şeklinde vade 30 ila 90 gün arasında değişmektedir.

d) Kabul Kredili Akreditifli Ödeme: Bu ödeme şeklinde malların alıcıya gönderilmesinden sonra bankanın mal bedelini tahsil etmesi yerine poliçeyi alıcıya kabul ettirdikten veya bu kabule kendisinin de avalini verdikten sonra vesaiki alıcıya teslim edip daha sonra poliçe vadesinde mal bedelinin ihracatçıya ödendiği ödeme şeklidir.

e) Kabul Kredili Vesaik Mukabili Ödeme: İhracatçı firmanın malı sevk ettikten sonra ithalatçı ile anlaştıkları ve poliçe üzerinde belirttikleri bir tarihte tahsilat yapılmasını içeren bir yöntemdir.

f) Kabul Kredili Mal Mukabili Ödeme: Mal mukabili işlemlerde ithalatçı önce malı çeker sonra mevzuatta belirlenen sürede mal bedelini öder. Bu işlemde ise ödeme yapılması gereken süre içerisinde poliçe kabul edilip, poliçe vadesinde ise ödeme yapılmaktadır. Böylece süre açısından ithalatçıya ikinci bir finansman kolaylığı yaratılmaktadır.

g) Peşin Ödeme: İhracatçı tarafından ihraç edilen malların bedellerinin, ithalatçı tarafından malın teslim alınmasından önce, gerek bankalar yolu ile ve gerekse alıcının kendisi veya vekili ya da onun adına hareket eden üçüncü bir kişi tarafından satıcıya peşin olarak ödenmesidir.

İhracat bedellerinin beyan edilen Türk parası veya döviz üzerinden yurda getirilmesi esas olup, Türk parası üzerinden yapılan ihracat karşılığında döviz getirilmesi mümkündür.

İhracat bedelinin yolcu beraberinde efektif olarak yurda getirilmesi halinde gümrük idarelerine beyan edilmesi zorunludur. Bu işlem Nakit Beyan Formuna  istinaden yapılmaktadır ve söz konusu ihracat bedelleri kapsamında ilgili bankaya döviz satışı yapılabilmektedir.

Yukarıda belirtilen düzenlemeye aykırı işlem yapılması halinde 1567 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin % 5’i kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, anılan Kanun’un birinci fıkra hükmüne göre (3000 TL’den 25000 TL’ye kadar idarî para cezası) idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın %2,5’undan fazla olamaz. Diğer taraftan, ithalat, ihracat ve diğer kambiyo işlemlerinde döviz veya Türk Parası kaçırmak kastıyla muvazaalı işlemlerde bulunanlar, yurda getirmekle yükümlü oldukları veya kaçırdıkları kıymetlerin rayiç bedeli kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. Bu fiilin teşebbüs aşamasında kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.

İhracata aracılık eden bankalar ihracat bedellerinin yurda getirilmesini ve satışının yapılmasını izlemekle yükümlüdür.

3. İhracat Bedellerinin Türkiye’ ye Getirilmesi Zorunluluğu Dışında Kalan Ülkeler ve Durumlar

a. Hizmet İhracatı, Transit Ticaret ve Türkiye’ de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura İle Yapılan Satışlar

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin olarak usul ve esasları düzenlemek amacıyla “İhracat Genelgesi” yayımlanmıştır. Bu Genelgenin 22’ inci maddesinde yer aldığı üzere;

“Hizmet ihracatı, transit ticaret, Türkiye’de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satış, Türkiye’de ikamet etmeyenlere KDV hesaplanarak yapılan satış, mikro ihracat ve 5.000,- ABD doları veya karşılığı Türk lirasını geçmeyen tutardaki ihracat işlemlerinde bedellerin tamamının tasarrufu serbesttir.” Yapılan düzenlemeden anlaşılacağı üzere ihracat bedellerinin yurda getirilmesi zorunluluğu sadece mal ihracatı için getirilmiştir. Hizmet ihracatı, transit ticaret ve sayılan diğer işlemlerden kaynaklanan bedellerinin yurda getirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

b. Terkin

Yurda getirilen ihracat bedellerinde belirlenmiş tutarlara kadar noksanlıklar dikkate alınmamaktadır. Bu durum İhracat Genelgesinin “Terkin” başlıklı 28’ inci maddesinde yer aldığı üzere;

“(1) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla;

a) 100.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, mücbir sebeplerin varlığı dikkate alınmaksızın beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın,

b) 200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebep halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce,

terkin edilmek suretiyle kapatılır.

(2) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır.” Şeklinde düzenlenmiştir.

c. Türkiye’ De Yerleşik Olamayan Kişiler

2018-32/48 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) göre, Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedellerin yurda getirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Dolayısıyla Türkiye’ de yerleşik olmayan kişiler açısından böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Türkiye’ de yerleşme 193 sayılı Gelir Vergisi Kanun’ unun 4’ üncü maddesinde tarif edilmiştir. Buna göre;  İkametgahı Türkiye'de bulunanlar (İkametgah, Kanunu Medeninin 19'uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir) ile bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.) Türkiye’ de yerleşmiş sayılırlar.

4- 2018-32/48 Sayılı Tebliğin Yürürlükte Bulunduğu Süre Öncesi ve Sonrasındaki İşlemler

2018-32/48 sayılı Türk Parası Kımetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) göre, Türkiye’de yerleşik kişilerce bu Tebliğin yürürlükte bulunduğu süre içinde fiili ihracı gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedellerin getirilme zorunluluğu bulunmaktadır. Söz konusu bedellerin getirme süresinin bu Tebliğin yürürlükten kalktığı tarihten sonra sona ermesi halinde de bu Tebliğ hükümleri uygulanmaya devam edecektir. Ancak Tebliğin 13’ üncü maddesinde yer aldığı üzere bu Tebliğ hükümleri yürürlük tarihinden itibaren (04.09.2018 tarihinden itibaren) geçerli olacaktır. Örneğin 03.09.2018 tarihinde ve daha öncesinde fiili ihracatı yapılan işlemler için geçerli olmayacaktır. Benzer şekilde tebliğin yürürlükten kalktığı tarihten sonra fiili ihracatı yapılan işlemler için de geçerli olmayacaktır.

İran ve Suriye ile Yapılan İhracat İşlemleri

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından yayımlanan İhracat Genelgesinin 4’ üncü ve 8’ inci maddelerinde yer aldığı üzere İran ve Suriye ile yapılan ihracat işlemleriyle ilgili olarak 2018-32/48 sayılı Tebliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmayacağı belirtilmiştir. Buna göre adı geçen ülkeler ile yapılan ihracatlarda söz konusu tebliğin yürürlükte olduğu sürece, ihracat bedellerinin 3’ üncü maddede belirtilen ödeme şekillerinden biri ile 180 gün içinde yurda getirilmesi koşulu aranmayacaktır.

Afganistan, Irak ve Libya İle Yapılan İhracat İşlemleri

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından yayımlanan İhracat Genelgesinin  8’ inci maddesinin 5’ inci fıkrasında yer aldığı üzere Suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanına yönelik mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla ihracat bedellerinin bankacılık sistemiyle doğrudan ülkemize transferinin mümkün olmadığı Afganistan, Irak ve Libya’ya yapılan ihracat işlemlerinde ihracat bedelinin bankalarca tahsilinin;

a) İthalatçının Türkiye’deki bankalarda bulunan hesaplarından transferi yoluyla veya

b) İhracat bedelinin ihracat işlemiyle ilişkisi kurulmak şartıyla üçüncü bir ülkeden bankalar aracılığıyla transferi yoluyla veya

c) İhracatçının yazılı beyanının yanı sıra işlemin niteliğine göre satış sözleşmesi ya da kesin satış faturası (veya proforma fatura) ile Gümrük Beyannamesi ibraz edilmek kaydıyla Nakit Beyan Formu aranmaksızın efektif olarak yapılması mümkündür.

Özetle İran ve Suriye ile yapılan işlemlerden farklı olarak Afganistan, Irak ve Libya’ya yapılan ihracatlara ilişkin  bedellerin 180 gün içinde yurda getirilmesi gerekmektedir. Ancak 2018-32/48 sayılı Tebliğin 3 üncü maddesinde yer alan ödeme şekillerinden bir ile değil yukarıda belirtilen yöntemlerden herhangi birisi ile gerçekleştirilebilecektir. YMM Yusuf AKDAĞ  https://www.akdagymm.com/

İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi Zorunluluğu Hakkında Tebliğ

31.12.2019 tarih ve 30995 sayılı (5. Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48)’De Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2019-32/56) ile  31.12.2019 tarihinden itibaren  uygulanmak üzere aşağıda belirtilen değişiklikler yapılmıştır. 
  1. İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesine İlişkin Tebliğde Yer Alan Uygulama Süresi Kaldırıldı:
04.09.2018 tarih 30525 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48) de 13’üncü maddesinin 2 numaralı fıkrasında 1 yıl uygulama süresi öngörülmüş, ancak  2019-32/55 No.lu Tebliğ ile daha önce 1 yıl olarak belirlenen bu süre 18 ay olarak değiştirilerek 04.09.2019 tarihi itibariyle sona eren ihracat bedellerinin yurda getirilmesi uygulamasındaki süre 6 ay daha (04.03.2020 tarihine kadar) uzatılmıştı. Bu defa yayımlanan Tebliğin 10’uncu maddesi ile tebliğin uygulama süresini düzenleyen madde yürürlükten kaldırıldığından, yapılacak ikinci bir düzenlemeye kadar tebliğ hükümleri her hangi bir süre ile sınırlı olmaksızın uygulanacağından, ihracat bedellerinin yapılacak her ihracatı müteakip 180 gün içinde yurda getirilmesi gerekecektir.
  1. İhracat Bedelinin En Az %80’inin Satılması (DAB’a Bağlanması) Zorunluluğu Kaldırıldı:
Bundan böyle ihracat bedelinin ihracat tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirilmesi yeterli olacak. Tebliğin getirdiği en önemli değişiklik, ihracat bedelinin en az %80’ininin satılarak Döviz Alım Belgesine bağlanması şartının kaldırılması olmuştur. Tebliğin 1. 2. Ve 3. Maddeleriyle yapılan düzenlemeye göre, ihracat bedellerinin belirtilen süre içinde yurda getirilmesi yeterli olup, DAB zorunluluğu kaldırılmıştır.
  1. “Banka Ödeme Yükümlülüğü (BPO)” İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi (Ödeme Şekilleri) Yöntemlerinden Biri Olarak Kabul Edilmiştir:
Tebliğin 3’üncü maddesinde yer alan ihracat bedellerinin yurda getirilmesi yöntemleri arasına eklenen (ğ) bendi ile; Banka Ödeme Yükümlülüğü (BPO) da eklenmiştir.
 
BPO, verilerin elektronik ortamda başarılı bir biçimde eşleşmesi veya eşleşmezliklerin kabulü şartı altında belirli bir tutarı ödemeyi içeren, bir yükümlü bankanın (alıcının bankası) bir lehtar bankaya (satıcının bankası) verdiği geri dönülemez ve bağımsız bir taahhüttür.
 
Mal mukabili ödemelerdeki riski azaltmak için sunulan bu servis; hem satıcı hem de alıcı için güvence oluşturmakta olup; akreditif gibi, alıcının bankası satıcının bankasına şartlı garanti sunmakla birlikte, akreditiften farklı olarak bankalarca evrak incelemesi yapılmamakta ve işlemler hızla gerçekleşmektedir.
  1. Beyan Edilen Döviz Cinsinden Farklı Bir Dövizin Getirilmesi Mümkün Hale Geldi:
İhracat bedelinin beyan edilen döviz üzerinden yurda getirilmesi gerekiyordu. Türk parası üzerinden yapılan ihracatların karşılığı olarak döviz getirilmesi mümkündü. Yapılan yeni düzenleme ile; döviz üzerinden yapılacağı beyan edilen ihracat karşılığında farklı bir döviz cinsinin getirilmesi mümkün hale geldi.
  1. Özelliği Olan İhracatlarda Da DAB Zorunluluğu Kaldırıldı:
Tebliğin 6’ıncı maddesinde yer alan Özelliği Olan İhracat işlemlerinde ihracat bedellerinin 365 gün içinde yurda getirilmesi yeterli olup, DAB zorunluluğu kaldırılmıştır.
 
İhracat işlemlerine ait sözleşmelerde bedellerin tahsili için fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günden fazla vade öngörülmesi durumunda, bedellerin vade bitiminden itibaren 90 gün içinde yurda getirilmesi zorunludur.
  1. Bankaların İhracat Bedellerini Mahsup İşlemlerinde Kullanma Yetkilerine Kısıtlama Getirilerek, İthalat ve İhracat İşlemlerinde Mahsuplaşma Hazine ve Maliye Bakanlığı Tarafından Belirlenecek Usul ve Esaslara Göre Yapılması Mümkün Olacak:
Dış ticaret mevzuatı hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilen mal ihraç ve ithalinde, tarafların aynı kişiler olması ve ihraç bedellerinin yurda getirilme süresi içinde kalınması kaydıyla, mal ihraç ve ithal bedellerinin bankalarca mahsubuna ilişkin esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecektir. Düzenleme öncesinde bu tür mahsuplaşma bankalar tarafından direkt olarak yapılabilmekteydi.
 
Bedel getirme süreleri içinde yurda getirilen ihracat bedelleri; ihracatçının ithalat bedelleri, sermaye hareketlerine ilişkin ödemeleri, görünmeyen işlemlere ilişkin giderleri ve transit ticaretinin alış bedeli ile söz konusu süreler içinde bankalarca mahsup edilebilmekte iken, bu bent yürürlükten kaldırıldığından, bu tür işlemler bankalar tarafından yapılamayacaktır.
 
İhracat bedellerinin ne şekilde mahsuplaşmada kullanılabileceğine yönelik en yakın sürede Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından tebliğ çıkarılacağı düşünülmektedir. 
  1. İhracat Bedelinin Yurda Getirilmesinde Bankalar Tarafından “İhracat Bedeli Kabul Belgesi” Düzenlenecek:
Bankalara getirilen ihracat bedelinin bozdurulması zorunlu olmadığından, ihracat bedelinin süresinde yurda getirildiği ve mevzuata uygunluğunun tevsiki için bankalarca “İhracat Bedeli Kabul Belgesi” düzenlenecek ve ihracat hesabının kapatılması bu belgeye göre yapılabilecektir.
 
Ayrıca Geçici Madde 1’e göre; ihracat bedellerinin takip edileceği bilgi sistemi Hazine ve Maliye Bakanlığınca uygulamaya alınana kadar “İhracat Bedeli Kabul Belgesi” yerine bankalarca Döviz Alım Belgesinin kullanılması mümkündür.
  1. Mücbir Sebeplerin Devamı Hallerinde Hazine ve Maliye Bakanlığı Tarafından Yapılacak İnceleme Sonucuna Göre Hesaplar Kapatılabilecek:
Mücbir sebeplerin varlığı nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce verilen 24 aylık ek sürenin sonunda mücbir sebebin devamının belgelenmesi halinde açık ihracat hesabının kapatılmasına ilişkin talepler Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.
  1. İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesinde “Haklı Durum” Kavramı Getirildi:
Tebliğin 9’uncu maddesinin başlığı “Mücbir Sebep Ve Haklı Durum Halleri” olarak değiştirilerek, maddeye 3’üncü fıkra olarak “ Mücbir sebep halleri dışında kalan, ancak bedel getirme süreleri içerisinde ihracat bedelinin yurda getirilmesine engel olan ve resmi kayıtlarla tevsik edilebilen durumlar Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Vergi Dairesi Müdürlüklerince haklı durum olarak değerlendirilebilir.”  eklenmiştir.

Böylelikle, resmi kayıtlarla tevsik edilmesi hallerinde Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Vergi Dairesi Müdürlüklerinin, ihracat bedelinin haklı durum kapsamında yurda getirilemediğinin değerlendirilmesi mümkün hale getirilmiş oldu.
  1. Her Bir Gümrük Beyannamesi İtibarıyla 30.000 USD’ye Kadar Olan İhracatlarda Bedelin Yurda Getirilme Zorunluluğu Kaldırılmıştır:
Tebliğin 7.maddesiyle, 2018-32/48 no.lu tebliğin 10. maddesi değiştirilmiştir. Buna göre her bir gümrük beyannamesi itibarıyla 30.000 USD’ye kadarki tutarın yurda getirilme zorunluluğu kaldırılmıştır. Buna göre 30.000 USD’nin altındaki tüm beyannameler bankalarca terkin edilecektir. Ayrıca ihracat bedeli 30.000 USD’nin üzerinde olup, yurda getirilemeyen tutar 30.000 USD’nin altında kalmış ise yine bu beyannameler de terkin edilecektir.
 
Bu madde kapsamında yapılacak terkin işlemlerinin, 90 günlük ihtarname süresi içerisinde ilgili Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Vergi Dairesi Müdürlüklerince gerçekleştirilebileceği belirtilmektedir.
  1. 12.2019 İtibariyle Henüz Kapatılamamış (Açık) Olan Dosyalar İçin Mükellefler Lehine Olan Hususlar Kendilerine Uygulanabilecektir:
Tebliğ 31.12.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak “Geçici Madde 1”’e göre 31.12.2019 itibariyle açık olan ihracat hesapları için, bu tebliğin ihracatçı lehine olan hükümleri uygulanacaktır hükmüne göre, bu tebliğ ile getirilen ve mükellef lehine olan her düzenleme mükellefler tarafından ileri sürülerek kullanılabilecektir. https://www.bbdas.com.tr