Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Çalışanlar adına tahakkuk eden emeklilik taahhütlerinin bireysel emeklilik sistemine aktarılması nedeniyle aktarılan tutarların Gelir Vergisi ve Damga Vergisi Kanunları yönünden değerlendirilmesi PDF Yazdır e-Posta
10 Nisan 2014

Başlık

Çalışanlar adına tahakkuk eden emeklilik taahhütlerinin bireysel emeklilik sistemine aktarılması nedeniyle aktarılan tutarların Gelir Vergisi ve Damga Vergisi Kanunları yönünden değerlendirilmesi hk.

Tarih

10/04/2014

Sayı

64597866-120[61-2014]-36

Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

 

 

 

 

 

 

Sayı

:

64597866-120[61-2014]-36

10/04/2014

Konu

:

Çalışanlar adına tahakkuk eden emeklilik taahhütlerinin bireysel emeklilik sistemine aktarılması nedeniyle aktarılan tutarların ücret olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği.

 

         

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin çalışanları için oluşturduğu "Emeklilik Planı" çerçevesinde emeklilik taahhüdünde bulunduğu, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununun geçici 1 inci maddesinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetim Kurulunuzun, çalışanlarınız adına tahakkuk etmiş olan emeklilik taahhütlerini 31/12/2015 tarihine kadar bireysel emeklilik sistemine aktarabilmek amacıyla Hazine Müsteşarlığına başvurduğu, emeklilik taahhütlerinin hak sahipleri adına nakdileştirilerek bireysel emeklilik sistemine aktarımın yapıldığı ayda kişiler adına düzenlenecek ücret bordroları marifetiyle ücret gideri olarak kayıtlara alınacağı belirtilerek, aktarımı yapılacak tutarların gelir ve damga vergisine tabi olup olmayacağı ile söz konusu tutarların kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; aynı maddenin ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirileceği hükmüne yer verilmiştir.

           Ayrıca, anılan Kanunun 61 inci maddesinde ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmış, 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile de hizmet erbabına ödenecek ücretlerin 103 ve 104 üncü maddelere göre gelir vergisi tevkifatına tabi tutulacağı hüküm altına alınmıştır.

            Diğer taraftan, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu; 10 uncu maddesinde, damga vergisinin nispi veya maktu olarak alınacağı, nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetine göre bu kağıtlarda yazılı belli paranın, maktu vergide kağıtların mahiyetlerinin esas olacağı, belli para teriminin, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceği;

            Mezkur Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün 1/b fıkrasında da maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar (avans olarak ödenenler dahil) için verilen makbuzlar ile bu paraların nakden ödenmeyerek kişiler adına açılmış veya açılacak cari hesaplara nakledildiği veya emir ve havalelerine tediye olunduğu takdirde nakli veya tediyeyi temin eden kağıtların nispi damga vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.

            Öte yandan, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununun 6327 sayılı Kanunla değiştirilen geçici 1 inci maddesinde;

            "...

            Yetkili organlarınca karar alınması kaydıyla, üyelerine veya çalışanlarına emekliliğe yönelik taahhütte bulunan dernek, vakıf, sandık, tüzel kişiliği haiz meslek kuruluşu veya sair ticaret şirketleri nezdinde 16/4/2012 tarihi itibariyla mevcut bulunan emeklilik taahhüt planları kapsamındaki yurt içi ya da yurt dışındaki birikimler ve taahhütlere ilişkin tutarlar (plan esaslarına göre aktarım tarihine kadar mutat yapılan ödemeler nedeniyle oluşanlar dahil), 31/12/2015 tarihine kadar kısmen veya tamamen bireysel emeklilik sistemine aktarılabilir. Belirlenmiş katkı esasına göre yürütülen emeklilik taahhüt planlarından yapılan aktarımlarda ilgili kuruluşun yetkili organlarınca karar alınması şartı aranmayabilir.

            Beşinci fıkra kapsamında bireysel emeklilik sistemine aktarılan tutarlar gelir vergisinden müstesnadır...

            Bireysel emeklilik sistemine aktarılan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince daha önce gider kaydedilmemişse, aktarıldığı yılın ticari kazancının tespitinde dikkate alınır.

            ...

            Beşinci fıkra kapsamında yapılan işlemler her türlü harçtan, düzenlenen kağıtlar damga vergisinden, lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, bu istisna aktarılacak tutarla sınırlı olarak uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.

            Bu hükümlere göre, şirketinizin çalışanları için oluşturduğu ve "Emekliliğe Yönelik Taahhütte Bulunan Kuruluşların Aktüeryal Denetimi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine tabi emeklilik taahhütlerinin, hak sahipleri adına nakdileştirilerek bireysel emeklilik sistemine aktarılması işleminde, aktarılan tutarların ücret olarak kabul edilmesi ve Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında daha önce gider kaydedilmemişse aktarımın gerçekleştiği dönemde kurum kazancınızdan indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

           Ayrıca, 4632 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi hükümlerine istinaden aktarılan ve ücret olarak kabul edilen tutarların, söz konusu madde hükümleri uyarınca gelir vergisinden ve aktarma işlemi nedeniyle düzenlenecek kağıtların da damga vergisinden istisna olacağı tabiidir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.