Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Ziya Perver - Sosyal Güvenlik Reformu yine Anayasa Mahkemesi'nden dönebilir (22.12.07) PDF Yazdır e-Posta
22 Aralık 2007

 

Daha önce Anayasa Mahkemesi'nden dönen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda (SS ve GSS) değişiklik yapan taslak TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülüyor. Tasarı şu haliyle yasalaşırsa Anayasa Mahkemesi'nden dönme ihtimaliyle karşı karşıya.

Anayasa Mahkemesi, önceki yasanın bazı maddelerini iptal etmiş, bazılarının da yürütmesini durdurmuştu. Bu karara konu olan gerekçelerin bu tasarıda da aynı şekilde bulunduğunu görüyoruz.

Memur, yasada olmayacaktı; ama var

Anayasa Mahkemesi, iptal kararı ile devlet memurlarını 5510 sayılı SS ve GSS Kanunu dışına çıkarmıştı. Yani memurları, askerleri, üniversite öğretim üyelerini, hakim ve savcıları 'reform kapsamı içine alamazsın' demişti. TBMM'ye gelen yeni tasarıda halen çalışan kamu görevlileri emeklilik sigortaları yönünden kapsam dışına çıkarılıyor ancak bundan sonra memur olacaklar dahil ediliyor. Eski ve yeni tüm memurlar Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemine alınıyor. İşte bu durum yine Anayasa Mahkemesi'nden dönebilir.

Güncelleme katsayısı hâlâ güncel değil

Mahkeme, SS ve GSS Kanunu'ndaki 'güncelleme katsayısı'nı emekli aylıklarının hesaplanmasında ve bağlanmış aylıklarda güncellemelerin yapılmaması dolayısıyla iptal etmişti. Şimdiki tasarıda getirilen yeni 'güncelleme katsayısı ise gelişme hızının sadece yüzde 25'inin dikkate alınmasını öngörüyor. Bu, ciddi kayıplara yol açacak.

Bebeklerin süt parası azaltılamaz

İptal edilen kanunun ilk halinde her bebeğin sigortalı ana veya babasına asgari ücretin üçte biri (195 YTL) kadar olmak üzere altı ay süresince toplam 1.170 YTL süt parası ödenmesi kararlaştırılmıştı. Ancak, rakamı yüksek bulan hükümet, kanun daha yürürlüğe girmeden ödeme oranını asgari ücretin üçte birinden onda birine indirmişti. Anayasa Mahkemesi ise son uygulamayı iptal etmişti. Şimdi yeni tasarıda süt parasının sadece bir ay o da asgari ücretin üçte biri oranında (195 YTL) ödenmesi öngörülüyor. Bu da Mahkeme'den dönebilir.

Bağ-Kur'lunun SGDP'si artırılamaz

Bağ-Kur Kanunu gereğince, Bağ-Kur'dan emekli olup da yine de Bağ-Kur'lu olmasını gerektirecek faaliyet yapanların emekli aylıklarından yüzde 10 oranında sosyal güvenlik destek primi (SGDP) kesintisi yapılmakta. Bağ-Kur dışındaki kurumlardan emekli olup Bağ-Kur'a kaydolmayı gerektirecek faaliyet yapanlar ise 12. Bağ-Kur basamağının yüzde 10'u kadar SGDP ödemekle mükellef. 5510 sayılı kanun yukarıda sayılan kişilerden en az asgari ücretin yüzde 33'ü kadar yani 195 yeni lira ile en çok bu rakamın 6,5 katı olan 1.250 YTL arasında değişen rakamlarda SGDP alınmasını içeriyordu. Anayasa Mahkemesi, bu kuralı da iptal etti. Yeni tasarı ne olursa olsun yukarıda sayılan kişilerin emekli aylığından yüzde 15 oranında SGDP kesilmesini öngörüyor. Şimdi bu husus da Mahkeme'den dönebilir.

Fiilî hizmet zammı ve ilave sigortalılık süresi

Bir önceki 5510 sayılı kanunda fiili hizmet zammı alması öngörülenlerden bir kısmını Anayasa Mahkemesi çıkarmıştı. Bu kesimler, TRT çalışanları, Tarım Bakanlığı Zirai Mücadele ve Karantina Teşkilatı ile Veteriner Teşkilatı'nda vazife gören memur ve hizmetliler, Devlet Tiyatrosu sanatkarları, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın şef ve üyeleri idi. Ancak, yeni tasarıda sadece Mahkeme'nin iptal ettiği kesimler değil gazeteciler, röntgen çalışanları, ağır, tehlikeli ve zehirli işlerde çalışanlar, gemicilerin de fiili hizmet zammı kaldırılıyor. Bu düzenleme bir kez daha Mahkeme'den dönebilir.

Dul ve yetimlerin emeklilik sevinci kursağında kalacak

Babamı 2004'te kaybettim. Bağ-Kur ve SSK primlerini toplayınca 900 günü tamamlıyorduk. Şayet yasa sadece SSK'lılar için değil Bağ-Kur ve TC Emekli Sandığı için de çıksaydı anneme maaş bağlanabilecekti. Boşuna ümitlenmişiz. Prim sınırının yine 1.800 güne çıkarılacağı söyleniyor. Neden bugüne kadar bize ümit verildi? Yasemin Sönmez

Dul ve yetim aylıkları için bir saptama yapmak gerekirse; SSK'lı vefat ettiğinde 1.800 günü varsa geride kalanlarına dul ve yetim aylığı bağlanırdı. Bağ-Kur'lunun geride kalanlarına ise beş tam yıl (1800 gün) prim ödenmişse dul ve yetim aylığı verilmektedir. Emekli Sandığı iştirakçisi vefat ettiğinde, 10 yıl ve daha fazla süre sosyal güvencesi var ise geride kalanlarına aylık bağlanmaktadır. 2007 yılı başında yürürlüğe girecek denilen, SS ve GSS Kanunu ile memur, işçi, esnaf, işadamı ayrımı yapılmadan kim olursa olsun, 'en az beş yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş' olanların geride kalan eş ve çocuklarına dul-yetim aylığı bağlanacaktı. Ancak, yasanın bir kısım maddeleri bilindiği gibi iptal edildi. Kanunun yürürlük tarihi önce Temmuz 2007'ye sonra da Ocak 2008'e şimdi ise 2008'in Haziran ayına ertelendi.

Yeni tasarı sizi üzecek; çünkü dul-yetim aylığı şartı 1.800 güne çıkarılıyor. 2 yıldan beridir vefat eden babanız üzerinden beklediğiniz dul-yetim aylığına kavuşma hakkı halen TBMM'de karar alıcıların elinde. Bana sorarsanız tasarıyı inceleyen Ankara Milletvekili Mehmet Zekai Özcan'a ve özel kalemi Funda Çelik Hanım'a (0312 4205872-73) durumunuzu anlatın ve 100 bin yetimin sesi olun.

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazarno=1057