Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Ahmet Yavuz - İstikrar sayesinde vergi ve cezaların artış oranı da düştü (10.12.07) PDF Yazdır e-Posta
10 Aralık 2007

 

Maliye Bakanlığı, bu yılın yeniden değerleme oranını 7,2 olarak ilan etti. Bu rakam şimdiye kadar açıklanan en düşük yeniden değerleme oranı olma özelliğini taşıyor.

1983 yılından sonra ilan edilmeye başlanan yeniden değerleme oranı, bazı yıllarda yüzde 107'ye kadar çıkmıştı. Son yıllarda yakalanan ekonomik istikrar, enflasyondan arındırma maksadıyla getirilen ve daha sonra farklı ameliyeler için kullanılmaya başlanan yeniden değerleme oranını da aşağılara çekti. Yeniden değerleme oranı; vergi, harç ve cezalar ile bazı maktu had ve tutarların her yıl güncellenmesinde 'çarpan' olarak kullanılıyor. Miktarı kesin olarak tespit edilmiş para cezalarına 'maktu para cezası' deniyor. Cezanın miktarı kesin olarak tespit edilmeyip de fail tarafından elde edilen fayda veya verilen zarara orantılı olarak değişenler ise, nispî para cezasıdır.

Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın ekim ayında (ekim de dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre İstatistik Enstitüsü'nün Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksi'nde (TEFE) meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. TEFE'den maksat üretici fiyatları genel endeksidir. Yeniden değerleme oranının tespitinde bir önceki yılın kasım ayı ile içinde bulunulan yılın ekim ayı arasında TEFE'de meydana gelen değişiklikler etkili oluyor. Başka bir ifadeyle yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın ekim ayında (ekim dahil) bir önceki yılın ekim ayına göre ÜFE'deki 12 aylık ortalamalara göre oluşan fiyat artış oranıdır.

Bazı vergi ve hukuk uzmanları, Anayasa'nın 73. maddesine göre vergilerin kanunla konması, değiştirilmesi ve kaldırılması gerektiğini, kanunda belirtilen yukarı ve aşağı sınırlar içinde vergi, resim, harç ve benzeri mükellefiyetlerin muaflık, istisna, indirim ve oranlarına ilişkin hükümlerinde değişiklik yapma yetkisinin sadece Bakanlar Kurulu'na verilebileceğini, dolayısıyla Maliye'nin bu yolla yeni yılda uygulanacak vergi, harç ve cezaları tespit etmesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürse de bakanlık, yıllardır bu müessese ile sonraki yıllara ait vergi, harç ve cezalar ile hadler üzerinde düzenlemelere gidiyor.

Vergi ve cezalardan bazıları 2008 yılında yeniden değerleme oranı uygulanarak hesaplanacak. Bu vergi ve cezaların 2007 yılındaki tutarları 7,2 olarak tespit edilen yeniden değerleme oranı ile çarpılarak yeni tutarlar bulunabilir. Yalnız unutulmaması gereken bir şey var. Bakanlar Kurulu bu şekilde tespit edilen maktu had ve tutarların birçoğunu artırmaya veya azaltmaya yetkili kılınmış durumda. Ayrıca bu şekilde hesaplanan miktarların yüzde 5'ini aşmayan kesirler dikkate alınmıyor. Bu yüzden yeni yılda uygulanacak tutarlar tam olarak, yeniden değerleme oranıyla çarpım sonucu bulunan rakamlar olmayabiliyor. Buna göre; 2008 yılı Motorlu Taşıt Vergileri, maktu Damga Vergisi ve harçlar, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları, trafik para cezaları, idari ve adli para cezaları yüzde 7,2 oranında artacak. Ayrıca, Gelir Vergisi dilimleri, Veraset ve İntikal Vergisi matrah ve dilimleriyle istisna tutarları, çalışanların yemek kuponu bedeli, Hazine bonosu ve devlet tahvili geliri istisna tutarı, fatura düzenleme haddi, defter tutma haddi, amortisman ayırma sınırı, basit usule tâbi olma şartları, sakatlık indirimi tutarları, konut kira geliri istisnası, değer artış ve arızi kazançlarda istisna tutarı, cep telefonu aboneliğinin ilk tesisinde alınan Özel İşlem Vergisi ile Çevre ve Temizlik Vergisi de yeniden değerleme oranında artırılacak. Emlak Vergisi değeri ise yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılıyor.

Oran bunların dışında, Rekabetin Korunması, İş ve Sendikalar kanunlarına göre verilecek idari para cezalarının güncellenmesinde de kullanılıyor. Ayrıca mükelleflerin beyannamelerini serbest maliyeci veya serbest muhasebeci mali müşavirlere imzalatma mecburiyeti getirilen had, yeminli mali müşavirlerce hazırlanacak iade raporlarında geçerli olan had ve tutarlar da yeniden değerleme oranında artırılıyor.


Asgari geçim indirimi aylıklara eklenecek

Asgari geçim indirimiyle ilgili geçtiğimiz haftalarda bilgiler vermiştim. Ama halen bu konuyla ilgili birçok soru geliyor. Ayrıntıya girmeden genel olarak şunları tekrar etmekte fayda var: Asgari geçim indirimi 1 Ocak 2008 yılından itibaren yürürlüğe girecek. Bu sayede ücretlilerin eline geçecek tutar, Ocak 2008 döneminde geçerli olan asgari ücret baz alınarak yıllık hesaplanacak ve bulunan tutar 12'ye bölünmek suretiyle 'aylık' olarak işveren tarafından çalışanlara ödenecek. Net ücret üzerinden anlaşanların da bu indirimden faydalanmaları gerekiyor. Yani işverenler çalışanlara "Sizinle net ücret üzerinden anlaşmıştık, vergilerinizi zaten ben ödüyordum bu indirimden de ben faydalanmalıyım." diyemez. Bu indirimleri muhtasar beyannamede mahsup ettiği halde ücretlilere ödemeyen işverenler tespit edilirlerse, haklarında cezalı tarhiyat yapılacak.

Bu arada çalışanlar işyerlerine Aile Durumu Bildirimi'ni verirken, çocuk sayısını unutmamalı. Burada dikkat edilmesi gereken şey; anne ve babanın ikisinin de çalışması halinde çocuğun sosyal güvenlik bakımından kime tâbi ise onun bildiriminde yer alması gerektiği. İkisi de çalışan ebeveynden çocuğa bakmakla mükellef olan taraf, çocuğa bu bildirimde yer verecek. İşverenlere bu bildirimlerin doğruluğundan kendilerinin mesul tutulacaklarını, bildirimlerin aksinin tespiti halinde kendileri hakkında cezalı işlem yapılacağını hatırlatayım. Bu yüzden çalışanlara ait bildirimlerin ekinde aile fertlerinin nüfus kaydını almakta (nüfus cüzdanı fotokopisi, vukuatlı nüfus kaydı gibi) fayda var. Hatta çalışanlardan bu konu ile ilgili taahhütname bile alınabilir.

Bu arada asgari geçim indiriminin uygulanma şekli bazı ücretlilerin bu uygulamanın dışında kalmasına sebep olabilir. Şöyle ki, işverenlerin asgari geçim indirimi yoluyla çalışanlarına ödeme yapabilmesi için öncelikle o çalışan için Gelir Vergisi hesaplaması gerekiyor. Eğer Gelir Vergisi hesaplanmıyorsa asgari geçim indiriminden dolayı ödeme de olmuyor. Sayıları 49'u bulan teşvikli illerde çalışan yaklaşık 150 bin işçi için Gelir Vergisi ya hiç hesaplanmıyor veya Gelir Vergisi'nin sadece yüzde 20'si alınıyor. Bu durumda burada çalışan işçilerin asgari geçim indiriminden sınırlı olarak faydalanması veya hiç faydalanamaması gündeme geliyor. Gelir İdaresi yetkilileri, eşitsizliğe sebep olacak bu durumu düzeltmek için çalışmalar yürüttüklerini, yılbaşından önce gerekli düzenlemenin yapılacağını ifade ediyorlar.



http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=623149