Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Kazım Yılmaz - SSK primleri düşüyor mu? (08.12.07) PDF Yazdır e-Posta
08 Aralık 2007

Sanayi Bakanı ısrarla düşeceğini söylüyor. Diğer bakanlar da aynı yönde açıklama yapıyorlar. Ama bugünlerde yasalaşması beklenen değişiklikler öyle demiyor. Bazı sektörlerde çalışanların primlerinde iki puanlık artış öngörülüyor. Tazminat ödemelerinin prim hesabı da değişiyor. Mevcut uygulamada aylık ücretin yanında prim de alınıyorsa, prim sadece alındığı ayın sigorta priminin hesabında dikkate alınıyor. Aylık ile tazminatın toplamı sigorta prim tavanını aşarsa, aşan kısım üzerinden prim hesaplanmıyor. Yapılması öngörülen değişikliğe göre ise bu şekilde tavanı aşan kısım sonraki ayın ücreti gibi kabul edilip, sonraki ayda üzerinden prim hesaplanacak. Bu durumda sigorta primleri artırılmış mı oluyor, düşürülmüş mü?

S
ıcak paranın vefası olmaz
S
ıcak para demek, hareket halindeki para demektir. Sıcak paraya bel bağlamanın sonu acıdır. Sonunda acı vermemesi, faydasının uzun sürmesi çok istisnaidir. Çünkü daima daha çok verene gider.
Borsadaki yabanc
ı payı gittikçe artarken, devlet iç borçlanma senetlerindeki (DİBS) tutarı gittikçe düşüyor. Bugünkü durumda yabancıların devlete verdikleri borç 21 Eylül'dekinden 4.6 milyar dolar daha düşük. Bu düşmenin 4 milyar doları kasım ayında olmuş.
Bu paran
ın bir kısmının borsaya gittiği, bir kısmının da fırsatları kolladığı tahmin ediliyor.
Türkiye için en büyük risk, s
ıcak paranın bir başka ülkede daha iyi fırsatlar bulması. Bu durumda Merkez Bankası'nın rezervleri de krizi aşmaya yetmez. Böyle fırsatçı paranın gelmesini sağlayabilmek için, Merkez Bankası'na 70 milyar dolar rezerv para tutturup, o para kadar borca faiz ödemenin de çok akıllıca olmadığını sanıyorum.
Cari aç
ığın tehlike olmadığını söyleyen ekonomistlerin de artık (bizimle birlikte) tehlikeden bahsetmeleri, hükümetin önlemlerden bahsetmeye başlamaları boşuna değil.

Ücretler çok mu yüksek?
Ekonomiden sorumlu Bakan
ımız beklenen açıklamayı yaptı ve Türkiye'de ücret düzeyinin yüksek olduğunu söyledi.
Türk-
İş'in hesaplamalarına göre açlık sınırı 697 YTL. Bu rakamı daha yüksek bulan hesaplamalar da var. Yoksulluk sınırı ise 2.271 YTL. Net asgari ücret 419.15 YTL ve açlık sınırının altında yaşayan insan sayısının 6 milyonun üstünde olduğu hesaplanıyor. Açlık sınırının altındaki ücrete yüksek demek mümkün değil. Galiba benim Bakan'ı, Bakan'ın da beni anlaması mümkün değil.

 

http://www.takvim.com.tr/2007/12/08/yaz1626-3150-123.html