Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Telafi Çalışması PDF Yazdır e-Posta
22 Temmuz 2012
Image

I- GİRİŞ

1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde, işyerinin belirli nedenlerle tamamen veya kısmen tatil edilmesi halinde, çalışılmayan sürenin sonradan çalışılmak suretiyle telafisine hukuken olanak bulunmamaktaydı. Ancak uygulamada, özellikle ulusal bayram ve genel tatil günlerinin öncesindeki veya sonrasındaki günlerin tatil edilerek, çalışılmayan sürelerin sonradan çalışılarak telafi edilmesine sıklıkla rastlanılmaktaydı([1]).

Bu nedenle, esnek çalışma türlerinden biri olan “Telafi Çalışması” 4857 sayılı İş Kanunu ile düzenlenmiş ve 1475 sayılı İş Kanunu döneminde bu konuda yaşanan boşluk ortadan kaldırılmıştır.www.ozdogrular.com

II- TELAFİ ÇALIŞMASININ KOŞULLARI

4857 sayılı İş Kanunu’nun 64. maddesinde telafi çalışması ile ilgili hükümlere yer verilmiştir. Ayrıca, İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nde([2]) de bu konuya ilişkin hükümler mevcuttur. Yapılan bu düzenlemelere göre, işverenin çalışılmayan günler için işçisine veya işçilerine telafi çalışması yaptırabileceği haller; zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine İş Kanunu, iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile öngörülen yasal izinleri dışında izin verilmesi şeklindedir. www.ozdogrular.com

Telafi çalışması yapılmasını mümkün kılan durumlar aşağıda kısaca açıklanmıştır.

a) Deprem, şiddetli kar gibi doğa olayları ile iç savaş ve isyan gibi hallerde zorunlu olarak işyerinde işin durması söz konusu olabilir.

b) Ayrıca, ulusal bayram ve genel tatillerin öncesi ve sonrasındaki iş günleri işveren tarafından tatil edilip, bu günler hafta tatili ile birleştirilebilmektedir.

c) Yine, benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi mümkün olabilir. Yargıtay’ın, piyasadaki döviz kurlarının ani dalgalanması, buna bağlı olarak fiyat oluşmaması ve sipariş alınamaması nedeniyle belirli çalışma günlerinde işin tatil edilmesi zorunluluğunun doğduğu şeklindeki dava konusu olay örnek olarak gösterilebilir([3]). Öte yandan, tamamen tatil edilme olgusu, sadece işyerinin tamamının tatil edilmesi değil, bir bölümünün veya belirli faaliyetlerin tatil edilmesini de kapsar. Bu bağlamda, işyerinde faaliyet kısmen sürerken, tatil kararı alınan bölüm veya faaliyet için telafi çalışması kararı alınması mümkündür. Nitekim hükümde sadece işyerlerinin tamamen tatil edilmesinden değil, normal çalışma süresinin önemli ölçüde altında çalışılmasından da söz edilmektedir. Bunun gibi, tek bir işçiye izin verilmesi de, telafi çalışması yaptırılmasına olanak sağlayabilmektedir([4]).

d) Diğer taraftan, işçinin talebi ile kendisine İş Kanunu, iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile öngörülen yasal izinleri dışında izin verilmesi söz konusu olabilir. Kanun gereği veya sözleşmelerle işçiye verilmesi zorunlu olan izinler karşılığında telafi çalışması yaptırılması mümkün değildir. Örnek olarak, evlenmelerde veya ölüm hallerinde üç güne kadar verilmesi gereken izin süreleri için telafi çalışması yaptırılamaz([5]). www.ozdogrular.com

III- TELAFİ ÇALIŞMASININ UYGULANMASI

Telafi çalışması, işçinin çalışmadığı fakat ücreti ödenen ve yukarıda belirtilen sürelerin telafisi için işçiye sonradan yaptırılacak olan çalışmadır. Telafi çalışması yaptıracak işveren, bu çalışmanın sayılan nedenlerden hangisine dayandığını açık olarak belirtmek ve hangi tarihte çalışmaya başlanacağını ilgili işçilere bildirmek zorundadır. İşveren tarafından yapılacak bahse konu bildirimin kayıt altına alınması ileride doğabilecek uyuşmazlıklar açısından faydalı olacaktır. Ayrıca, Kanun metninden, işverenin mevzuat çerçevesinde yaptıracağı telafi çalışması için işçinin onayını almasına gerek bulunmadığı söylenebilir. İşçinin telafi çalışması yapılacağına ilişkin işverenin çağrısına geçerli bir mazereti olmaksızın uymaması durumunda, haklı olarak işveren tarafından iş sözleşmesinin tek taraflı feshi gündeme gelebilecektir. www.ozdogrular.com

İşveren, kaynağını oluşturan zorunlu nedenin ortadan kalkması ve işyerinin normal çalışma dönemine başlamasını takip eden iki ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir. İki aylık sürenin sonrasında telafi çalışması yaptırılamaz. Dolayısıyla, işverenin çalışılmayan ve fakat ücreti ödenen süreye ilişkin işçiye telafi çalışması yaptırma hakkı iki aylık sürenin tamamlanmasından sonra ortadan kalkmış olur. Ayrıca, telafi çalışmaları, günlük en çok çalışma süresi olan 11 saati aşmamak koşuluyla günde üç saatten fazla olamaz. Bu çalışmalar fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmayacaktır. www.ozdogrular.com

Bununla birlikte, telafi çalışması tatil günlerinde yaptırılamaz. Bu hususa ilişkin Yargıtay’ın yukarıda da sözü edilen kararı; “dava konusu işyerinde haftanın beş günü çalışma yapıldığı, Cumartesi günü akdi tatil, Pazar gününün ise hafta tatili olarak kullanıldığı, davacının Cumartesi günü çalışmak istememesi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiği, ancak feshin haklı ve geçerli nedene dayandığını kabul etmenin mümkün görülmediği” şeklindedir([6]). www.ozdogrular.com

Bahse konu Yargıtay kararından, bir başka yorumla; işveren tarafından işçiye önceden bildirmek suretiyle yaptırılacak telafi çalışmasının dayanağını oluşturan ve İş Kanunu’nun 64. maddesinde sayılan telafi çalışması yaptırılabilecek hallerin karşılığı olan sürelerin, işçinin iş sözleşmesinden kaynaklanan haftalık çalışma süresi içerisinde olması gerektiği söylenebilir. www.ozdogrular.com

Yine, bu Kararın metnindeki dava konusu olaya bakıldığında, öncelikle çalışılmayan bir süreden sonrasında yapılacak bir telafi çalışmasından bahsedildiği görülmektedir. Öğretide telafi çalışmasının çalışılmayan sürelerin öncesinde veya sonrasında yapılabileceğine ilişkin farklı yorumlar bulunsa da[7], telafi çalışmasının İş Kanunu’nun 64. maddesinde belirtilen nedenlerle çalışılmayan sürelerin sonrasında yapılması gerekmektedir. www.ozdogrular.com

IV- KANUNA AYKIRI TELAFİ ÇALIŞMASI HALİNDE İDARİ YAPTIRIM

4857 sayılı İş Kanunu’nun 64. maddesindeki telafi çalışmasına ilişkin hükümlere uyulmadan işveren tarafından işçi veya işçilere telafi çalışması yaptırılması halinde, çalıştırılan her işçi için işverene anılan Kanun’un 104. maddesi gereğince 2012 yılı için 220 TL idari para cezası verilmesi öngörülmektedir. www.ozdogrular.com

V- SONUÇ

4857 sayılı İş Kanunu ile düzenlenen ve esnek çalışma türlerinden biri olan telafi çalışması, gerek işveren gerekse işçiler açısından çalışma sürelerine esneklik kazandırmıştır. Ulusal bayram ve genel tatillerden önceki veya sonraki iş günlerinde de işyerinin tatil edilmesi, işçiler açısından yasal izinleri dışında dinlenmeleri için imkân yaratmıştır. Özellikle, 2012 yılının başlarında yaşanan sert kış koşulları normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılmasına neden olmuştur. Bu şekilde çalışılmayan ve fakat ücreti ödenen süreler için sonradan işçinin yapacağı çalışmayla bu sürelerin telafisi sağlanmış olacaktır. Netice itibariyle işveren, zorunlu nedenin ortadan kalkması ve işyerinin normal çalışma dönemine başlamasını takip eden iki ay içinde çalışılmayan süreler için günlük en çok çalışma süresi olan 11 saati aşmamak koşuluyla günde en fazla üç saat telafi çalışması yaptırabilir. www.ozdogrular.com

Gökhan Güçlü

Yaklaşım

 


([1]) Bu yazıda yer alan görüşler tümüyle yazarına ait olup, görev yaptığı Kurumu bağlamaz, yazarın görev yaptığı Kurum görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez.
(*)   İş Müfettişi
([1]) Ömer EKMEKÇİ, 4857 Sayılı İş Kanununda Telafi Çalışması Kavramı, Koşulları ve Hükümleri, Çimento İşveren, Kasım 2005, s. 32
([2]) 06.04.2004 tarih ve 25425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
([3]) Yrg. 9. HD.’nin, 17.03.2008 tarih ve E: 2007/27667, K: 2008/5298 sayılı Kararı (Çevrimiçi İnternet Adresi: www.tuhis.org.tr, İnternet Erişim Tarihi:  04.04.2012.)
([4]) EKMEKÇİ, a.g.e., s. 37
([5]) Haluk Hadi SÜMER, İş Hukuku Uygulamaları, s. 322
([6]) Yrg. 9. HD.’nin, 17.03.2008 tarih ve E: 2007/27667, K: 2008/5298 sayılı Kararı (Çevrimiçi İnternet Adresi: www.tuhis.org.tr, İnternet Erişim Tarihi:  04.04.2012.)
([7]) SÜMER, a.g.e, s. 322

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yukarıda yer verilen açıklamalar, konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir. Özdoğrular smmm ltd. şti./ www.ozdogrular.com, işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz.