Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
İhracatta Götürü Gider Uygulaması Yazdır e-Posta
07 Ekim 2010

Image

Ticari faaliyet sonucu hasılâtı elde edilen gelir, gerçek ve safi tutarları ile vergi hesaplamasına konu edilmektedir. Ticari faaliyetin idamesi içinse çok çeşitli giderler yapılmaktadır. Safi gelir tutarının tespitinde, gelirin elde edilmesi ve idamesi için yapılan giderler gayrisafi hasılâttan indirilmektedir.

I- GİRİŞ

İndirilecek giderlerin neler olduğu, Gelir(T.C. yasalar, 1961)ve Kurumlar Vergisi(T.C. yasalar, 2006) Kanunlarında tadadi olarak belirtilmiştir. Ancak ticari işletme bünyesinde ticari faaliyetin idamesi için birçok gider yapılmasına ve bu giderler özsermayeyi azaltmasına rağmen ilgili kanunlarda indirilecek giderler arasında sayılmadığından gider olarak dikkate alınmamaktadır.

Çünkü indirilecek giderleri düzenleyen kanun maddeleri kısıtlayıcı hükümler içermektedir. Yapılan giderlerin hasılâttan indirilebilmesi için, giderin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılması ve VUK’ nun da (T.C. yasalar, 1961) hükme bağlandığı şekilde vergi kanunlarında belirtilen haller müstesna olmak üzere belgelendirilmesi şartlarına uyulması gerekmektedir.

Giderler VUK’nun 227 ve izleyen maddeleri hükümlerinde belirtilen şekilde belgelendirilmez ise ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılmayacaktır.

GVK’nun 40/1’nci maddesinin parantez içi hükmü ile ihracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj, teknik hizmetler ve taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükelleflerin belgeli giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hasılâtın binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebilme imkânı tanınmıştır. Bu hüküm, bazı giderlerin VUK’nun ilgili hükümlerine göre belgelendirilemediği hallerde de ticari kazancın tespitinde indirimine olanak tanınması yani belgesiz gider kaydı olanağıdır. Götürü gider

uygulaması olarak adlandırılan bu düzenleme yurt dışındaki bazı gerçek giderlerin belgelendirilemediğinin kabulüne dayanmaktadır. Bu giderler için yurtdışındaki muhataplardan belge temin edilmesi halinde bu giderler genel esaslara göre kayda alınacak, kazançtan indirilebilecek dolayısıyla sorun oluşturmayacaktır.

Ancak yurt dışındaki muhataplardan yapılan harcamalar karşılığı belge alabilmek özellikle vergi sistemi oturmamış ülkelerde pek mümkün olmamaktadır.

Düzenleme ile ilgili olarak Maliye Bakanlığınca 194(Maliye Bakanlığı, 1996) 197(Maliye Bakanlığı, 1996) ve 233(Maliye Bakanlığı, 2000) seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğleri ile açıklamalar yapılmıştır. Ancak tebliğlerde yapılan açıklamaların tersi yönünde yargı kararları da mevcuttur. Makalemizde ihracatta götürü gider uygulaması, mezkûr tebliğlerde yapılan açıklamalar, yargı kararları ve özelgeler çerçevesinde irdelenmeye çalışılacaktır.

II-GÖTÜRÜ GİDER UYGULAMASINDAN KİMLER YARARLANABİLİR

GVK’nın 40/1’nci maddesine göre götürü gider uygulamasından;

==> İhracat,

==> Yurt dışında inşaat, Yurt dışında onarma, Yurt dışında montaj ve teknik hizmetler,

==> Uluslararası taşımacılık,

faaliyetinde bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabileceklerdir.

Dar mükellefiyet esasında vergilendirilenler de dâhil olmak üzere sayılan türden faaliyetleri bulunan tüm mükellefler yararlanabilecek olup yararlanmada mükellefiyet şeklinin önemi yoktur.

Uygulamadan ihracatı gerçekleştirenler (ihracatçı) ihracat hasılâtlarınıntamamını dikkate alarak yararlanacaklardır. İhracatçıya ihraç kaydı ile mal teslimedenlerin (imalatçı) ise bu uygulamadan yararlanmaları mümkün değildir.

III-GÖTÜRÜ GİDER KAYDI BELGELİ GİDER KAYDINA ENGELMİDİR?

Götürü gider uygulamasından faydalan mükellefler yurtdışında yaptıkları belgeli giderleri, kazanç tespitinde, genel esaslara göre indirim konusu yapacaklardır. Belgesi temin edilemeyen harcamalar da, belgelendirilememiş giderlerine karşılık olarak gider kaydedilmektedir. Belgesiz gider olarak kayıtlarda yer alan tutarlar, dönem sonunda götürü gider hesabıyla karşılaştırılarak gider sayılmaktadır. Kanun metninde de açıkça belirtildiği üzere, belgeli giderlerine ilaveten hesaplanarak belgesiz giderler gider sayılmaktadır.

Bu uygulama, 194 sayılı GVK Genel Tebliği’ndeki harcama esasına ve aktifteki mal varlığında bir azalma olmasına dayanmaktadır.

IV-GÖTÜRÜ GİDER KAYDEDİLEBİLECEK AZAMİ TUTAR NEDİR?

Götürü gider, ihracat, yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj, teknik hizmetler ile taşımacılık faaliyetlerinden döviz olarak elde edilen hâsılatın binde beşi(0,005) olarak hesaplanacaktır. Dövizlerin kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye’ye getirilme şartı bulunmamaktadır.

V-GÖTÜRÜ GİDER UYGULAMASI KAPSAMINDAKİ FAALİYETLER GÖTÜRÜ GİDER HESABINA ESAS HASILÂT

Uygulama kapsamındaki faaliyetlere aşağıda yer verilmektedir. Bu faaliyetlerin bir veya birkaçını birlikte yapan mükellefler her bir iş için gerekli koşulları sağlamak kaydıyla götürü gider uygulamasından ayrı ayrı yararlanabilecektir.

Götürü gider ihracat, yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj, teknik hizmetler ile taşımacılık faaliyetlerinden döviz olarak elde edilen hâsılat üzerinden hesaplanacaktır.

Döviz olarak elde edilen ihracat hasılâtının Türk Lirası karşılığının tespitinde, hasılâtın kanuni defterlere kaydedildiği tarihte geçerli olan ve T.C.Merkez Bankasınca tespit ve ilan edilmiş döviz alış kurlarının esas alınması gerekmektedir.

Hasılâtın kanuni süreden sonra kayıtlara intikal ettirilmesi halinde, götürü gider uygulamasında dikkate alınacak hasılât, kayıtlara intikal ettirilmesi gerektiği tarihteki kur üzerinden hesaplanacaktır. Dövizlerin yurda getirilmesi gerektiği tarihe kadar doğan kur farklarının ise bu uygulamada dikkate alınamayacaktır.

V-a) İhracat

İhracat, 22.12.2005 tarih ve 95/7623 sayılı BKK ile yürürlüğe giren İhracat Rejimi Kararı ve bu karara dayalı olarak çıkarılan İhracat Yönetmeliği ve ilgili tebliğler çerçevesinde yapılmaktadır. Söz konusu mevzuata göre götürü gider uygulamasına konu olabilecek;

“KKTC’ne yapılan Türk Lirası ihracat, özellik arz etmeyen ihracat, offset,  takas yoluyla yapılan ihracat, bağlı muamele yoluyla yapılan ihracat, yurtdışı fuar ve sergilere katılım, kayda bağlı ihracat, ithal edilmiş mal ihracatı, ticari kiralama yoluyla ihracat, mahrece iade, peşin bedelli ihracat, posta yoluyla ticari mal gönderilmesi, yurtdışındaki alıcılara yapılan hizmet satışları, serbest ihracat, kredili ihracat, konsinye şeklinde yapılan ihracat, prefinansman yoluyla yapılan ihracat, bedelli ticari numune ihracatı, serbest bölgelere yapılan ihracat, sınır ve kıyı ticareti yoluyla yapılan ihracat, yurt dışında ortak olunan firmalara ayni sermaye olarak mal gönderilmesi şeklinde yapılan ihracat, müteahhitlerin yurt dışındaki şantiyelerine, şube, büro, temsilcilik ve acentelik gibi yerlere mal gönderilmesindeki ihracat, geçici kabul rejimi çerçevesinde ithal edilen, ham ve yarı mamul maddelerin Türkiye’de bir işlem gördükten sonraki ihracı,” götürü gider hesabında hasılât olarak dikkate alınabilecektir.

194 seri no’lu tebliğe göre aşağıdaki teslimler götürü gider uygulaması kapsamına dâhil değildir. Bu teslimlerde malın yurt dışına çıkarılmasınınönemi bulunmamaktadır.

“Türk Lirası karşılığı yapılan ihracat, Gümrük hattı dışındaki mağaza ve işletmelere yapılan mal teslimleri, Yabancı gemi ve uçaklara ve uluslar arası taşımacılık yapanlara akaryakıt, su, kumanya ve sair malzeme teslimleri, Türkiye’ye sefer yapan yerli ve yabancı hava yolları uçaklarına uçuş faaliyetleri ile ilgili olarak verilen yer hizmetleri (gümrük hattı geçilmediği ve belge temini mümkün olabildiği için(Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E.1999/173)), Türkiye’deki konsolosluklara, diplomatik temsilciliklere, uluslar arası kuruluşlara ve askeri tesislere yapılan mal teslimleri, Türkiye’de ikamet etmeyenlere yurt içinde yapılan mal teslimleri, Uluslararası ihaleye çıkarılan projelere ilişkin olarak Türkiye’de yapılan mal teslimleri, Transit ticaretten sağlanan hasılât. “Her türlü ihracat ve yurt dışı taşımacılıktan döviz cinsinden sağlanan hasılât, azami götürü gider tutarının hesaplanmasında dikkate alınacaktır. Türk Lirası karşılığı yapılan ihracat hasılâtı azami gider tutarının tespitinde dikkate alınmayacaktır. Ancak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne Türk Lirası karşılığı yapılmış ihracat, döviz cinsinden hasılât olarak kabul edilecektir.

İhracatçının, CF veya CIF teslim şartı ile ihracatta; taşımayı döviz karşılığında başka kurum ve gerçek kişilere yaptırması halinde götürü gider, ihracatın FOB, CF veya CIF teslim şartı ile yapılmış olmasına bakılmaksızın G.Ç.B’de yer alan ihracatın FOB değeri üzerinden hesaplanacaktır.

Nakliyenin bizzat ihracatçı tarafından yapılması veya Türk Lirası karşılığında diğer gerçek veya tüzel kişilere yaptırılması durumunda ise ihracatçı, götürü gider uygulamasında sigorta bedeli hariç CF hasılât tutarını dikkate alacaktır.

V-b) Yurt Dışında İnşaat, Onarma Montaj ve Teknik Hizmetler

İnşaat, onarma montaj deyimi mevzuatımızda sıklıkla kullanılmasına rağmen özel bir belirleme mevcut değildir. Genel bir tanımla inşaat, malzeme ve işçilik kullanmak suretiyle meydana getirilen bir gayrımenkulün yapı kısmına ilişkin faaliyetleri kapsar. Onarma, bir gayrımenkulün iskeleti dışında harap olan kısımlarının yeniden yapılmasına yönelik büyük ölçekli tamir ve yenileme faaliyetleridir. Montaj, makine ve cihazın projeye uygun olarak kurulması ve yapılandırılmasıdır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-h maddesine göre kurumlar vergisi mükelleflerinin yurt dışında inşaat, montaj, onarma ve teknik hizmet faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar kurumlar vergisinden istisnadır.

Mezkur kanunun 5/3 maddesine göre kurumlar vergisinden istisna edilen bu kazançlar için kurumlar vergisi mükelleflerinin götürü gider hesaplaması da mümkün değildir. Bu niteliği ile uygulama sadece yurt dışında inşaat, montaj, onarma ve teknik hizmet faaliyetlerinden kazanç elde eden gelir vergisi mükellefleri için işlev arz etmektedir.

V-c) Yurt Dışı Taşımacılık

Götürü gider uygulamasından;

==> Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiyeden geçerek başka bir ülkede sona eren,

==> Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye’de sona eren,

==> Türkiye’de başlayıp yabancı bir ülkede sona eren,

==> Yabancı ülkede başlayıp Türkiyeden geçmeden aynı veya yabancı başka ülkede sona eren, yurt dışı taşımacılık faaliyetleri faydalanabilecektir. Taşıma işinin deniz, hava, kara, demir yolu, boru hattı ile yapılmasının, yolcu ve eşya taşınmasının önemi olmayıp uygulama kapsamına her türlü taşıma işleri girmektedir.

Taşımanın yapıldığı taşıtın türü, niteliği, taşıma işinin Türkiye’nin ve sınırları içinde taşıma yapılan ülkenin yasalarına aykırı olmasının da önemi yoktur.

Taşımanın birden fazla yol ve araçla yapılması halinde götürü gider uygulamasından faydalanabilmek için taşımanın her birinin aynı işletme tarafından üstlenilmiş olması gerekmektedir. Farklı işletmelerce üstlenilmesi halinde uygulamadan yararlanma hususu her işletme açısından ayrı ayrı değerlendirilecektir.

Dar mükellefiyete tabi olanların Türkiye ile yabancı memleketler arasında yaptıkları ulaştırma işlerinden elde ettikleri kazançlar, Türkiye'de elde edilen hasılâta Maliye Bakanlığınca belirlenen ortalama emsal nispetlerinin uygulanması suretiyle hesaplanmaktadır. Dolayısıyla bunların vergiye tabi kazançlarının tespitinde ayrıca götürü gider uygulanmayacaktır.

Uluslararası taşıma işinin komisyon karşılığı taşeron firmalara yaptırılması durumunda götürü gider uygulamasından yararlanma hakkı kendi taşıma hasılâtı kadar olan kısım itibariyle bütünüyle taşerona aittir. Yine, Türkiyeden Türkiye sınırları içindeki bir serbest bölgeye yapılan taşıma işleri uygulamadan faydalanamaz.(Kartal, 2003, 92)

CF veya CIF teslim şartı ile yapılan ihracatta, ihracatçının nakliyeyi döviz karşılığında başka gerçek veya tüzel kişilere yaptırması halinde, ihracatçı götürü gider uygulamasından nakliye ve sigorta bedeli hariç ihracat bedeli (FOB satış bedeli) üzerinden yararlanabileceğinden, taşıma işini döviz karşılığı yapan nakliyeciler söz konusu döviz cinsinden taşımacılık hasılâtını götürü gider uygulamasında dikkate alabileceklerdir.

Yurt dışı taşımacılığın Türk Lirası karşılığı yapılması durumunda ise nakliyeciler bu taşımacılık hasılâtı dolayısıyla götürü gider uygulamasından yararlanamaz.

VI-GÖTÜRÜ GİDER UYGULAMASININ GENEL ŞARTLARI

GVK Md 40/1’nci maddesine 4108 sayılı kanunun 19’ncu maddesi ile götürü gider olarak adlandırılan uygulamanın hükmü eklenmiştir. Söz konusu düzenlemenin gerekçesinde ”ihracat ve yurt dışı taşımacılık faaliyetinde bulunan mükellefler ile yurt dışında inşaat yapan müteahhitler yabancı ülkelerde yaptıkları bazı harcamaları için belge alamadıklarından bunları masraf olarak göstermeleri mümkün olmamaktadır. Bu mükelleflerin belgelendiremedikleri harcamalarına karşılık olmak üzere hasılatlarının binde beşini tevsik edici belge aranmaksızın ilave gider yazma imkânı getirilmektedir.

Böylece bu mükelleflerin gerçek kazançlarının vergilendirilmesine imkân sağlanmaktadır.” denilmektedir.

194 seri no’lu GVK tebliğinin 5’nci bölümünde ise “Dolayısıyla götürü gider hesaplanabilmesi için harcamanın yapılmış ve işletmenin malvarlığında bir azalma meydana gelmiş olması gerekir.” açıklamasına yer verilmiştir

Yapılan açıklamaları özetleyecek olursak götürü gider uygulaması kapsamındaolan mükellefler;

• Yapılan giderin yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj, teknik hizmetler hasılâtı ile ilgili olması ve bu hasılâtın binde beşini aşmaması,

• Yapılan giderlerin mükellefin malvarlığında azalmaya yol açması,

• Götürü gider tutarının işlemin yapıldığı dönem kayıtlarına intikal ettirilmesi ve hesaplarda izlenmesi, şartlarının birlikte sağlanması halinde uygulamadan faydalanabileceklerdir.

Düzenlemenin amacı yurtdışında yapılmış ancak belgelendirilememiş giderleri vergi matrahının tespitinde dikkate almaktır. Demek ki götürü gider olarak hesaplanıp yasal kayıtlara intikal ettirilecek olan gider tutarı bir bakıma gerçek giderdir.(Kartal, 2003, 93)

Tebliğde yer alan “götürü gider hesaplanabilmesi için harcamanın yapılmış ve işletmenin malvarlığında bir azalma meydana gelmiş olması gerekir”  açıklaması bazı yönlerden sakıncalı hususlar taşımaktadır. Götürü gider uygulamasının işletmeden çıkış(ödeme) koşuluna bağlanması, denetiminin imkânsız olması nedeniyle muvazaalı işlemlerin yapılmasına olanak vermekten öte bu tür işlemleri teşvik edici bir niteliğe de sahip bulunmaktadır. Gerçekte olmayan belgesiz harcamalar için işletmelerin bu kapsamda kendi kendilerine yabancı üçüncü kişileri kullanarak ödemede bulunmaları her zaman için mümkündür. Bu durum bir yandan devlet hazinesine zarar verirken diğer yandanda dürüst işlemleri cezalandırdığından vergilemede adalet ilkesine aykırıdır.(Yalçın, 2006, 247)

Ancak farklı yönde görüşler de mevcuttur. “Götürü gider uygulamasında VUK’ nun öngördüğü anlamda bir tevsik söz konusu değildir. Buna göre ihracat hasılâtının binde beşi oranında hesaplanacak götürü gider her hal ve takdirde vergi matrahından düşülebilecektir. Bu giderler adı üstünde vergi matrahından götürü olarak indirilebilecektir. Dolayısıyla herhangi bir belgeye dayanmaksızın gider olarak dikkate alınması gerekmektedir. Bu, mükelleflere kanunla verilmiş bir imkân ve haktır. Ancak bu hakkı kullanırken mükelleflerin götürü gider uygulamasını fiilen yaptıkları belgesiz harcamalarla sınırlı tutacakları, hiç belgesiz harcama olmaması halinde götürü gider uygulaması yapmayacakları ve kanunla verilmiş hakkı kötüye kullanamayacakları da tabiidir. Bu hakkın doğru kullanılıp kullanılmadığına yönelik olarak mükelleflerden belge ibrazı istenmesi mümkün olmadığına göre hakkın istismar edilmemesi mükellef vicdanına bırakılmış olmaktadır. Kanun koyucu bu hakkı mükelleflere tanırken, diğer taraftan bu hakkı doğru ve adil kullanmalarını beklemektedir.”(Ürel, 2009, 473)

Götürü gider uygulaması ile ilgili olarak tebliğde yapılan açıklamaların aksi yönde verilen Danıştay kararları mevcut olup örnek olması maksadıyla bir kaçına aşağıda yer verilmiştir.

-“193 sayılı Kanun’un 40. maddesinde; maddede belirtilen koşullarda hasılâtın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceğinin herhangi bir ispat şartına bağlı kalmaksızın kabul edildiği hk.”(Danıştay Dördüncü dairesi, 2005)

- “193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/1. maddesiyle yapılan düzenlemenin, maddede sayılan faaliyetlerin yurtdışında yapılmasını teşvik amacıyla ve bu faaliyetler sonucu sadece bu faaliyette bulunan mükelleflere mevcut haklarının yanında elde edilen kazancın belli tutarının, tevsik şartı aranmaksızın kazançtan indirilmesi hakkını sağladığı, düzenlemede, götürü olarak hesaplanan gider ibaresinin de bu hususu ortaya koyduğu, idarece, bu giderlerin belgeli olması gerektiği iddia edilmekte ise de, bu giderlerin belgeli olması halinde zaten indirim konusu yapılacağının kuşkusuz olduğu, aksi halde maddenin uygulama olanağı bulunmadığından, ihtirazi kayıt kabul edilmeksizin tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinde yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle kaldırılmasına” (Danıştay Dördüncü Dairesi, 2007) şeklindedir.

VII-HESAPLANAN GÖTÜRÜ GİDERLERİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ

Götürü gider uygulaması, mükelleflerin yurt dışındaki işleri ile ilgili olarak yapmış oldukları giderlerden belgesi temin edilemeyenlerin, anılan faaliyetlerden sağlanan hasılâtın belli bir oranını aşmamak şartıyla ticari kazançtan indirilmesini öngören bir müessesedir. Dolayısıyla götürü gider hesaplanabilmesi için harcamanın yapılmış ve işletmenin malvarlığında bir azalma meydana gelmiş olması gerekir.

Tekdüzen Muhasebe Sistemi ticari kazancın tespitine yönelik olarak hazırlanmıştır. Bu nedenle mali tablolarda ve hesap planında vergi yasalarınca ticari kazançtan indirimi kabul edilmeyen giderlerin nasıl muhasebeleştirileceği konusunda açıklama yapılmamıştır. Muhasebe sisteminde, işletmenin faaliyetleri sonucunda doğan tüm giderlerin, vergi yasalarınca ticari kazançtan indirilmesi kabul edilmiş olsun veya olmasın doğrudan ilgili oldukları gider hesaplarında muhasebeleştirilmesi gerekmektedir. Muhasebe düzeninden sağlanan bilgilerle dönem sonunda vergi matrahına ulaşılmaktadır.

Buna göre, işletmenin yurt dışı faaliyetlerine ilişkin olarak yapılan belgesiz giderlerin de Tekdüzen Muhasebe Sisteminde ilgili gider hesaplarında izlenmesi ve dönem sonunda "690 Dönem Kar-Zarar" hesabına aktarılması gerekir. Belgesi temin edilemeyen giderlerin, hesaplanacak götürü gider tutarını aşan kısmı, kanunen kabul edilmeyen gider olarak belirlenen ticari kâra ilave olacaktır. Dolayısıyla, belgesiz giderlere karşılık olmak üzere götürü olarak hesaplanan giderler, ticari kâra eklenmemiş olduğundan vergi matrahına da dâhil edilmemiş olacaktır.

ÖRNEK 1

RKS Ltd. Şirketi 2005 yılında döviz karşılığı yapılan ihracattan 5.000.000 TL hasılât elde etmiştir. Şirketin anılan yılda ihracat faaliyeti ile ilgili Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/1 inci maddesi kapsamında 60.000 TL yurt dışı gideri bulunmaktadır. Bu giderlerin 45.000 TL lik kısmı için belgesi temin edilememiştir. Bu durumda ticari kazançtan indirilebilecek götürü gider tutarı şöyle hesaplanacaktır.

Yapılacak muhasebe kaydı aşağıdaki gibidir.

31 /12/2005

760 Pazarlama Satış Dağ. Gid. 40.000 TL

689.Olağandışı Gider ve Zararlar 20.000 TL

(Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler)

100.Kasa 60.000 TL

A Belgelendirilmiş Giderler 15.000 TL

B Belgelendirilmemiş Giderler 45.000 TL

C Toplam Giderler 60.000 TL

D Belgesiz Giderlere karşılık olmak üzere ticari kazançtan

indirilebilecek götürü gider tutarı(5.000.000*0,005) 25.000 TL

E Kanunen Kabul edilmeyen Giderler(B-D) 20.000TL

F Ticari Kazançtan indirilecek belgeli giderler ile götürü

olarak hesaplanan giderlerin toplamı(A+D) 40.000 TL

ÖRNEK 2

(http://www.tesmer.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=146)

Mükellefin can dönem yurtdışı satış hasılâtı aşağıdaki kalemlerden oluşmaktadır;

> Euro Bölgesi İhracat Hasılâtı 240.000 TL

> Yurtdışı Kardeş İşletmeye Döviz Bedelli Satış 45.000 TL

> Euro Bölgesi İhracat Kur Farkı 14.000 TL

> Kuzey Kıbrıs TC Turk Lirası İhracat 95.000 TL

> Azerbaycan Cumhuriyeti TL ihracat 66.000 TL

Kurum yurtdışı satış hâsılatının 50.000 TL(karşılığı 23.000 Avro)'luk kısmını henüz tahsil etmemiş ve yurda getirmemiştir. Yurtdışı hâsılatı içinde yer alan kur farkı geliri de bu alacağın dönem sonu değerlemesinde ortaya çıkmıştır.

Diğer yurtdışı satış hâsılatlarının tamamı satış tarihinde cari olan TC Merkez Bankası döviz kuru esas alınarak TL'ye çevrilmiştir.

Mükellefin cari dönem faaliyetleri esnasında belgelendiremediği yurtdışı giderleri toplamı 1.140 TL olup, bu giderler ortaya çıktıkları dönemde Pazarlama Satış Dağıtım Giderleri hesabı detayında muhasebeleştirilmiştir.

Mükellef kurum, faaliyetlerini yurtiçi ve yurtdışı bağlamında aynı analize tabi tutarak raporlamaktadır. Kurumun, 2009 yılında yurtdışı işlemlerinden elde ettiği kazancı, yaşanmakta olan kriz nedeniyle önceki yıllara nazaran düşmüştür. Diğer taraftan mükellef kurum yetkilileri cari dönem ihracat hasılâtı üzerinden GVK'nın 40. maddesi uyarınca götürü gider hesaplamayı ve bu gideri dönem kazancının tespitinde dikkate almayı kararlaştırmıştır.

Cevap:

Mükellef götürü gideri, ihracat faaliyetinden döviz olarak elde ettiği hasılât üzerinden hesaplayacaktır. İlgili mevzuat çerçevesinde yapılan serbest ihracat, kredili ihracat, konsinyasyon ve müşterek hesap yoluyla ihracat, prefinansman yoluyla ihracat, bedelli ticari numune ihracatı, serbest bölgelere yapılan ihracat, sınır ve kıyı ticareti yoluyla yapılan ihracat ve diğer bütün ihracat ve yurt dışı taşımacılıktan döviz cinsinden sağlanan hasılât, üzerinden götürü gider hesaplanacak hasılât kapsamına dâhildir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne Türk Lirası karşılığı yapılmış ihracat da döviz cinsinden hasılât olarak kabul edilecek ancak, bunun dışında Türk Lirası karşılığı yapılan ihracat hasılâtı, üzerinden götürü gider hesaplanacak hasılât tutarına dâhil edilmeyecektir.

Yurt dışında ortak olunan firmalara ayni sermaye olarak mal gönderilmesi şeklinde yapılan ihracat ile müteahhitlerin yurt dışındaki şantiyelerine, şube, büro, temsilcilik ve acentelik gibi yerlere mal göndermeleri durumunda anılan mal bedelleri de ihracat hasılâtı kapsamına dâhil edilecektir.

Geçici kabul rejimi çerçevesinde ithal edilen mamul ve yarı mamul maddelerin Türkiye’de bir işlem gördükten sonra ihracatından sağlanan döviz hasılâtı da götürü gider uygulamasına konu olabilecektir.

İhraç kaydıyla yapılan mal teslimlerinde ihracat hasılâtı üzerinden götürü gider ihracatçı tarafından hesaplanacaktır.

İnşaat, onarma, montaj ve teknik hizmet faaliyetlerinde götürü gider uygulamasına esas alınacak hasılât, mükelleflerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri döviz cinsinden yurt dışı hasılâtıdır.

Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetlere ilişkin faaliyetlerin zararla sonuçlanmış olması, götürü gider hesaplamasına engel teşkil etmemektedir. Bu durumda, götürü olarak hesaplanan giderler, bu zararları artırıcı bir unsur olacak ve genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılacaktır.

Yurtdışı hasılât üzerinden sonradan hesaplanan kur farkları götürü gider hesabına konu yurtdışı hasılât tutarına dâhil edilmeyecektir. Bu kur farklarının hâsılat hesaplarında mı yoksa kambiyo gelirleri hesabında mı izleneceği de tartışmalıdır.

Döviz olarak elde edilen ihracat hasılâtının, Türk Lirası karşılığının tespitinde, hasılâtın defterlere kaydedildiği tarihte geçerli olan kur; inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmet faaliyetleri hasılâtının Türk Lirasına çevrilmesinde, kazancın Türkiye’de genel netice hesaplarına intikal ettirildiği tarihte geçerli olan kur dikkate alınacaktır. Değerlemede, T.C. Merkez Bankasınca tespit ve ilan edilen döviz alış kurları kullanılacaktır. Diğer taraftan hasılâ kavramı içinde değerlendirilecek dövizlerin götürü gider uygulaması açısından kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye’ye getirilme şartı bulunmamaktadır.

Götürü gider uygulaması mükelleflerin genel esaslara göre tevsik edilmiş yurt dışı giderlerinin dönem hâsılatından mahsubuna engel değildir.

Yurt dışı faaliyetlerle ilgili olarak götürü gider hesaplanabilmesi için harcamanın yapılmış olması ve gider nedeniyle işletmenin malvarlığında bir azalma meydana gelmiş olması gerekmektedir. İşletmenin yurt dışı faaliyetlerine ilişkin olarak ödenen belgesiz giderlerin, ilgili gider hesaplarında izlenmesi ve dönem sonunda sonuç hesabına aktarılması gerekmektedir.

Dönem sonu itibariyle götürü gider tavanı hesaplanacak, belgesiz giderlerin belirlenecek bu tavanı aşan kısmı kanunen kabul edilmeyen gider olarak ticari kâra ilave edilecektir. Belgesiz giderlere karşılık olmak üzere götürü olarak hesaplanan giderler, ticari kârdan indirilmiş olacaktır. Dönem kapandıktan sonra daha önce kayıtlara girmemiş olan bir harcamanın karşılığı olmak üzere hasılâtın binde beşinin doğrudan gider kaydı (beyanname üzerinde kazançtan indirimi) mümkün bulunmamaktadır.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında götürü gider tavanı şöyle hesaplanacaktır.

- Euro Bölgesi İhracat Hasılâtı 240.000 TL

- Yurtdışı Kardeş İşletmeye Döviz Bedelli Satış 45.000 TL

- Kuzey Kıbrıs TC Türk Lirası İhracat 95.000 TL,

ihracat toplamı 380.000 TL götürü gider hesaplamasında esas alınacak ihracat tutarıdır.

Götürü gider tavanı: (380.000 x 0,005=) 1.900 TL’dir.

Bu durumda, işletmenin cari dönemde giderleştirdiği belgesiz yurtdışı harcamaları (1.140 TL) bu tavanı aşmadığından mali kazancın tespitinde gider olarak kabul edilecek ancak, bu tutar ile belgesiz gider tavanı arasındaki fark (1.900 - 1.140= 760 TL) kadar dönem sonunda ayrıca belgesiz gider kaydı yapılamayacaktır.

VIII- SONUÇ

İhracat, yurtdışında inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetler, uluslararası taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükellefler, bu faaliyetleri dolayısıylabelgeli giderlerine ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hasılâtınbinde beşini aşmamak şartıyla yurtdışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebilirler.

Uygulamadan dar mükellefiyet esasında vergilendirilenler de dâhil olmak üzere tüm mükellefler yararlanabilecek olup hasılâtın döviz olarak elde edilmesi gerekmektedir. Dövizlerin kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye’ye getirilme şartı bulunmamaktadır.

İhraç kaydı ile mal teslim edenler(imalatçı) bu uygulamadan yararlanamaz. Götürü gider uygulamasından faydalan mükellefler yurtdışında yaptıkları belgeli giderleri, kazanç tespitinde, genel esaslara göre indirim konusu yapacaklardır.

Uygulama kapsamındaki faaliyetlerin bir veya birkaçını birlikte yapan mükellefler her bir iş için gerekli koşulları sağlamak kaydıyla götürü gider uygulamasından ayrı ayrı yararlanabilecektir.

Götürü gider ihracat, yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj, teknik hizmetler ile taşımacılık faaliyetlerinden döviz olarak elde edilen hâsılat üzerinden hesaplanacaktır. Döviz olarak elde edilen ihracat hâsılatının Türk Lirası karşılığının tespitinde, hasılâtın kanuni defterlere kaydedildiği tarihte geçerli olan ve T.C.Merkez Bankasınca tespit ve ilan edilmiş döviz alış kurlarının esas alınması gerekmektedir.

Hasılâtın kanuni süreden sonra kayıtlara intikal ettirilmesi halinde, götürü gider uygulamasında dikkate alınacak hasılât, kayıtlara intikal ettirilmesi gerektiği tarihteki kur üzerinden hesaplanacaktır. Dövizlerin yurda getirilmesi gerektiği tarihe kadar doğan kur farklarının ise bu uygulamada dikkate alınamayacaktır.

Uluslararası taşıma işinin komisyon karşılığı taşeron firmalara yaptırılması durumunda götürü gider uygulamasından yararlanma hakkı kendi taşıma hasılâtı kadar olan kısım itibariyle bütünüyle taşerona aittir. Yine Türkiyeden Türkiye sınırları içindeki bir serbest bölgeye yapılan taşıma işleri uygulamadan faydalanamaz. CF veya CIF teslim şartı ile yapılan ihracatta, ihracatçının nakliyeyi döviz karşılığında başka gerçek veya tüzel kişilere yaptırması halinde, ihracatçı götürü gider uygulamasından nakliye ve sigorta bedeli hariç ihracat bedeli (FOB satış bedeli) üzerinden yararlanabileceğinden, taşıma işini döviz karşılığı yapan nakliyeciler söz konusu döviz cinsinden taşımacılık hasılâtını götürü gider uygulamasında dikkate alabileceklerdir.

Yurt dışı taşımacılığın Türk Lirası karşılığı yapılması durumunda ise nakliyeciler bu taşımacılık hasılâtı dolayısıyla götürü gider uygulamasından yararlanamaz.

Dolayısıyla götürü gider hesaplanabilmesi için harcamanın yapılmış ve işletmenin malvarlığında bir azalma meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Ancak tebliğle getirilen bu kritere “yasada olmayan koşulların idarece tebliğle ihdas edilemeyeceği, uygulamalarda yasaca aranan koşullardan başka koşul aranamayacağı ilkelerini de içeren "verginin yasallığı" ilkesine aykırı olduğu, ihracat hasılâtının 0,005 oranında hesaplanacak götürü giderin her hal ve takdirde vergi matrahından düşülebileceği dolayısıyla herhangi bir belgeye dayanmaksızın gider olarak dikkate alınması gerektiği, bu hükmün mükelleflere kanunla verilmiş bir imkân ve hak olduğu” gerekçeleriyle karşı çıkan aksi yönde görüşler mevcuttur.

Aksi yönde “maddede belirtilen koşullarda hasılâtın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceğinin herhangi bir ispat şartına bağlı kalmaksızın kabul edildiği, sayılan faaliyetlerin yurtdışında yapılmasını teşvik amacıyla ve bu faaliyetler sonucu sadece bu faaliyette bulunan mükelleflere mevcut haklarının yanında elde edilen kazancın belli tutarının, tevsik şartı aranmaksızın kazançtan indirilmesi hakkını sağladığı, düzenlemede, götürü olarak hesaplanan gider ibaresinin de bu hususu ortaya koyduğu”, şeklinde verilen birçok Danıştay kararı mevcuttur.

Hamza SİVRİKAYA*

Mali Çözüm Dergisi

KAYNAKÇA

Danıştay Dördüncü Dairesi (31.03.2005). Esas No: 2004/1293 Karar No: 2005/529 kararı. Ankara

Danıştay Dördüncü Dairesi(14.03.2007). Esas No: 2006/358 Karar No: 2007/791 kararı. Ankara

http://www.tesmer.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=146

Kartal, Zihni (2003) Yurtdışı İşlerde Götürü Gider”, Vergi Dünyası Dergisi. 259 (2003): 85-94

Maliye Bakanlığı; (07.03.1996) 194 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği. Ankara.

Maliye Bakanlığı; (15.06.2000) 233 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği. Ankara.

Maliye Bakanlığı; (16.04.1996) 197 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği. Ankara.

T.C. Yasalar, (10.01.1961) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu. Ankara: Resmi Gazete (10705 sayılı)

T.C. Yasalar, (13.06.2006) 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Ankara: Resmi Gazete (26205 sayılı)

T.C. Yasalar, (31.12.1961) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu. Ankara:Resmi Gazete (10700 sayılı)

Ürel, Gürol (2009), Kurumlar Vergisi Kanunu Uygulaması. Ankara:Maliye ve Hukuk Yayınları.

Yalçın, Hasan (2006) Ticari Kazanç ve Kurum Kazancının Tespitinde Giderler. İstanbul: Hesap Uzmanları Derneği