Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Şerif Akçan - İşçinin mazeret izni hakkı var mı? Yazdır e-Posta
07 Mart 2010

Ö. Keskin
SSK’lı çalışıyorum. İşveren, çocuğumu doktora götürmek için aldığım izni yıllık iznimden düşüyor. Çocuğum hasta olunca ve hastaneye götürdüğüm kayıtlı olduğu halde mazeret iznim yok mu? Yoksa hasta olan çocuğumu kim doktora götürecek? Ayrıca ayda bir günlük mazeret izni hakkım var mıdır ve varsa bu hakkı hangi hallerde kullanabilirim?

CEVAP: Sayın Keskin, sorunuza 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri çerçevesinde cevap verebilirim. İş Kanununa baktığımızda işçilere hangi hallerde mazeret izni verileceği değişik maddelerde belirtilmiştir.

Kanuna göre; işçilerin evlenmelerinde 3 güne kadar, ana veya babalarının, eşlerinin, kardeş ya da çocuklarının ölümünde yine 3 güne kadar izin verilmesi gerekir. Bu süreler yıllık izinden düşülemez. Söz konusu süreler hem yıllık izin hesabında hem de hafta tatili ve ücretinin hesaplanmasında mazeret izni sayılmalıdır.

KANUNEN İZİN?YOK!
İş Kanununda sayılmayan, işçinin çocuklarının, kardeşlerinin veya diğer bir yakın akrabasının evlenmesi, (amca-dayı-hala-teyze gibi), anne-baba, eş veya çocuk gibi yakın akrabalarının hastalanması veya diğer bir yakın akrabasının ölümü, işçinin eşinin doğum yapması gibi hallerde işçiye mazeret izni verileceği yönünde bir düzenleme yapılmamıştır.

Ancak kanunda sayılmamakla birlikte gerek bireysel iş sözleşmelerinde ve gerekse de toplu iş sözleşmelerinde bu yönde hükümlere yer verilerek işçilerin bu sosyal haklardan yararlanması sağlanabilir.

İŞVEREN VEREBİLİR

Kanunda, sadece mazeret izinlerinin, yıllık ücretli izin hesabında çalışılmış gibi sayılan süreler içinde belirtilmiş, ancak bu sürelere ait ücretin işçiye ödenip ödenmeyeceği yönünde bir düzenleme yapılmamıştır. Mazeret izinlerinde işverenlerin, sigortalının ücretini ödemesi gerekmiyor. Sadece, bu mazeret izinleri yıllık ücretli izin hesabında çalışılmış gibi değerlendirilmeli. Ancak gerek bireysel ve gerekse de toplu iş sözleşmeleri veya iş yeri uygulamaları ile işçinin bu mazeret izinlerinde ücretlerinin ödenmesi de mümkündür.

Bu açıklamaların ardından okuyucumuzun sorusuna dönecek olursak, işçinin çocuğunun hastalanması halinde doktora götürmek için mazeret izin hakkı bulunmamaktadır. Diğer yandan ayda bir defa 1 gün mazeret izin uygulaması da İş kanununda yoktur. İşveren bu gibi hallerde yıllık izinden düşebilir.

HAKKINIZ KAYBOLMASIN!
Hizmet tespitinde dava süresi 5 yıl


Kaya Yaver
Kardeşimi 15 Kasım 2007 tarihinde kaybettik. Ocak 2006-Kasım 2007 tarihleri arasında 621 gün sigortası var. 13.03.2001-13.09.2002 arası askerlik yapmış. Önceki çalıştığı işverenler sigorta yapmamışlar. Hak düşürücü bir hizmet davasını hangi tarih itibariyle açmalıyız? Eşi ve çocukları için dul ve yetim aylığı almaları için bilgi verirseniz memnun olurum.

HAKLAR SAKLI KALIR

CEVAP: Öncelikle okuyucumuz Kaya Beye başsağlığı dileklerimi sunuyorum. Bilindiği üzere ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için en az 1800 gün prim ödemesinin olması gerekiyor. Ancak, 4-a dediğimiz eski anlamda SSK’lı olanların ölümü halinde en az 5 yıl sigortalılık süresi ve 900 gün prim ödemesi halinde ölüm aylığı bağlanması mümkün.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu yürürlüğe girdikten sonra 900 gün prim ödemesinin bizzat çalışılarak tamamlanmış olması gerekiyor. Yani askerlik, yurt dışı, doğum gibi herhangi bir borçlanma yöntemiyle 900 gün sayısına ulaşılırsa ölen sigortalının hak sahiplerine dul ve yetim aylığı bağlanmaz.

Kanunun öngördüğü hizmet borçlanması yapılamayacağı kuralı 1 Ekim 2008 tarihinden sonra ölen sigortalılar için geçerlidir. Zira 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu bu tarihte yürürlüğe girdi. 1 Ekim 2008 tarihinden önce ölen SSK sigortalılarının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanırken en az 5 yıl 900 gün prim sayısı aranacak, ancak 900 gün hizmet borçlanması ile tamamlanmış bile olsa aylık bağlanacaktır.

Kanunların makable şamil olmaz yani geriye yürümez kuralının tipik örneği bu konuda karşımıza çıkıyor.

Okuyucumuzun verdiği bilgiye göre, ölen sigortalının ölüm tarihinde yaklaşık 22 aylık hizmeti bulunuyor. Sigortalılık süresi de 2 yıldan az. Askerlik borçlanması ile bu süre 3 yıl 4 aya kadar çıkarılabiliyor.

Yukarıda verdiğimiz bilgiler çerçevesinde sigortalı 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmeden önce vefat etmiş. Dul ve yetim aylığı için gerekli olan 900 gün askerlik borçlanması ile tamamlanabilir. Ancak, askerlik borçlanması dahil sigortalılık süresi 5 yıla çıkmıyor.

ARAŞTIRMAK LAZIM...
Ölen sigortalının daha önce başka iş yerlerin de çalıştığı halde tescil edilmediği daha açıkçası sigortasız çalıştırıldığı anlaşılıyor.

Hizmet tespiti davası açabilmek için hak düşürücü süre 5 yıldır. Sigortalının çalıştığı iş yerinden ayrıldığı tarihin yıl sonundan itibaren 5 yıllık süre işlemeye başlar. Örneğin; uzun yıllar çalıştığı iş yerinden Temmuz 2009 tarihinde ayrılan bir kişi, 31 Aralık 2009 tarihinden itibaren 31 Aralık 2014 tarihine kadar 5 yıl hizmet tespiti davası açabilir.

Bu süre geçirildikten sonra artık dava açılması mümkün değildir. Okuyucumuz vefat eden kardeşinin hangi dönemlerde çalıştığını belirtmediği için dava süresinin geçip geçmediği yönünde yorum yapamıyoruz.

http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?ID=435464