SÜRESİ BELLİ İŞ SÖZLEŞMELERİNDE GERİYE KALAN SÜRENİN TAZMİNATI
15 Mart 2017

Image

Taraflar, ne zaman biteceği daha sözleşme yaparken belli olan belirli süresi iş sözleşmesine sürenin sonuna kadar uymak zorundadırlar. Bu süre bitince iş sözleşmesi kendiliğinden son bulur.

Ancak, işveren sözleşmenin bitiş tarihi henüz gelmeden iş kanununda işveren için gösterilmiş olan haklı sebeple sözleşmeyi tek taraflı fesh etmesi usulsüz fesihtir. Bu usulsüz fesihin hukuki sonuçlar vardır. Bu durumda Borçlar Kanunu’nun 325 (6098/408 md.) madde hükümleri uygulanır.

İşçinin iş görme borcunu ifa’ya hazır olmasına rağmen, işverenin bunu kabul etmemesi yani işçiyi çalıştırmaması halinde işverenin temerrüdü söz konusudur. Bu durumda işçi, Borçlar Kanunu’na göre “geriye kalan sözleşme süresinin ücretlerini tazminat olarak işverenden isteyebilir. İşçi en az bir yıllık kıdeme sahipse kıdem tazminatı da alabilir”

Süresi belirli iş sözleşmesinde bitiş tarihine kadar gelene kadar işçinin çalışması gerekir. İşçi bu tarih gelmeden haklı sebep olmaksızın sözleşmeyi fesh ederse usulsüz fesih söz konusu olur ve işçi bu durumda işverenin uğradığı zararı tazminle yükümlü olur.

Mevcut borcun ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmesi gereken mali değeri haiz ayrı bir edim olarak cezai şart tanımlanmıştır. Gerek belirli gerekse belirsiz iş sözleşmelerinde, cezai şart içeren hükümler, karşılıklılık prensibinin bulunması halinde kural olarak geçerlidir. Borçlar Kanunu’na, taraflar cezanın miktarını seçmekte serbesttirler.

Cezai şartın işçi ve işveren hakkında ve iki taraflı olarak düzenlenebilir. İşçi aleyhine kararlaştırılan cezai şartın işveren aleyhine kararlaştırılandan daha fazla olmamasına dikkat edilmelidir. Mehmet Fatih GELERİE-Yaklaşım / Mart 2017 / Sayı: 291

Yukarıda yer verilen açıklamalar, konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir. Özdoğrular smmm ltd. şti./ www.ozdogrular.com, işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz. Mevzuatın sık değiştirilen ve farklı anlayışlarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama yapılmadan önce konunun uzmanlarından profesyonel yardım alınmasını tavsiye ederiz.