Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Anonim Şirketlerde Pay Rehni PDF Yazdır e-Posta
13 Haziran 2018

Image

Anonim şirketlerde pay rehni Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) özel olarak düzenlenmez. Bu nedenle rehne ilişkin genel kuralı düzenleyen Türk Medeni Kanunu (“TMK”) hükümleri uygulanır. TMK m. 954 uyarınca devredilebilir alacaklar ve diğer haklar üzerinde rehin kurulabilir. Anonim şirketlerde pay üzerinde kurulacak rehin “hak üzerinde kurulmuş bir rehin hakkı” niteliğindedir. Rehin pay sahipliği hakları üzerinde kurulur. Alacak ve haklar üzerinde kurulan rehin, taşınır rehnine ilişkin esaslara bağlıdır (TMK m. 954/2).

Pay Üzerinde Rehin Hakkının Kurulması

Genel Olarak. Anonim şirket payı üzerinde rehin hakkı, borçlandırıcı işlemin ardından tasarruf işleminin yapılmasıyla kurulur.

Borçlandırıcı işlem rehin sözleşmesidir (TMK m. 955/1, 3). Rehin sözleşmesinin konusu bir kimsenin sahip olduğu anonim şirket payı üzerinde alacaklı lehine rehin kurma borcunun üstlenilmesidir. Tasarruf işleminin yapılması yükümlülüğünü doğurur. Rehin sözleşmesinin tarafları rehin veren ve alacaklıdır. Rehin veren, teminat altına alınacak alacağın borçlusu veya üçüncü bir kişi olabilir. Alacaklı ise, rehin hakkının feriliği gereği, yalnızca rehinle teminat altına alınacak alacağın sahibi olabilir.

Rehin sözleşmesinden sonra tasarruf işlemi yapılmalıdır. Tasarruf işlemi, payın senede bağlanıp bağlanmadığına (TTK m. 955/1, 3) ve pay senedinin türüne göre değişiklik gösterir (TMK 956). Bu iki hukuki işlem aynı anda yapıldığında tek işlem görüntüsü verse de, art arda yapılmış iki farklı işlem söz konusudur.

Rehin hakkının kuruluşunun bir diğer şartı, rehin verenin tasarruf yetkisine sahip olmasıdır.

Senede Bağlanmamış Paylar. Senede bağlanmamış pay (çıplak pay) üzerinde rehin hakkının kurulması için rehin sözleşmesinin yapılması yeterlidir (TMK 955/3). Burada sözü edilen rehin sözleşmesi, borçlandırıcı işlem olan rehin sözleşmesinden farklı olarak tasarruf işlemi niteliğindedir. Tasarruf işlemi niteliğindeki rehin sözleşmesinin yazılı olması geçerlilik şartıdır.

Kaydileştirilmiş paylar da çıplak pay niteliğindedir. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin teminat sözleşmeleri Sermaye Piyasası Kanunu (“SPK”) m. 47’de düzenlenir. Buna göre, Merkezi Kayıt Kuruluşu (“MKK”) nezdinde kayden izlenen sermaye piyasası araçlarını konu alan teminat sözleşmeleri yazılı şekilde yapılır. Maddede sözü edilen teminat sözleşmesi de tasarruf işlemi niteliğindedir. Teminat sözleşesinin yapılmasıyla rehin kurulmuş olur. Kaydileştirilmiş pay üzerinde kurulan rehin hakkının MKK’ya bildirilmesi rehin hakkının üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi açısından önemlidir. Nitekim SPK m. 13/5 uyarınca kayden izlenen sermaye piyasası araçlan üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, MKK'ya yapılan bildirim tarihi esas alınır.

Senede Bağlanan Paylar. Anonim şirketin payları senede bağlanmışsa bunlar üzerinde de rehin hakkı kurulabilir. Anonim şirketin çıkardığı pay senetleri kıymetli evrak niteliğindedir. Ancak, ortaklık hakkının ve borçlarının doğumu bakımından pay senedinin çıkarılması, kambiyo senetlerinde olduğu gibi kurucu değil, açıklayıcı niteliktedir. TTK m. 484/1 kapsamında anonim şirket, hamiline veya nama yazılı pay senedi çıkarabilir. Bedelleri tamamen ödenmemiş olan paylar için hamiline yazılı pay senetleri çıkarılamaz.

TMK m. 956 kapsamında rehin hakkı, senedin hamiline veya nama yazılı olmasına göre farklı esaslara bağlıdır.

Hamiline Yazılı Senetler. Hamiline yazılı senetlerin rehninde TMK m. 956/1’deki kural uygulanır: hamiline yazılı senetlerin rehni için senetlerin rehinli alacaklıya teslimi yeterlidir. Tasarruf işlemini zilyetliğin devri ve ayni sözleşme oluşturur. TMK m. 939/3 uyarınca, taşınır fiilen yalnız rehnedenin hakimiyetinde kaldığı sürece rehin hakkı doğmaz. Bu nedenle, zilyetliğin alacaklıya devri, rehin verenin, pay senedi üzerindeki münhasır zilyetliğini sona erdirecek şekilde gerçekleşmelidir. TMK m. 647 uyarınca da mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak kurulması amacıyla kıymetli evrakın devri için zilyetliğin devri şarttır. Üzerinde rehin hakkı kurulan taşınırın zilyetliğinin rehin hakkı sahibine devri, rehin hakkının aleniyetini sağlar. Hamiline yazılı senedin zilyetliğinin alacaklıya devrinin rehin kurmak amacıyla gerçekleştirildiği yönündeki irade beyanı uyuşması ayni sözleşmeyi oluşturur. Buradaki ayni sözleşme herhangi bir şekil şartına tabi değildir; açıkça yapılabileceği gibi zımnen de yapılabilir. Zilyetliğin devri ve ayni sözleşme şartları sağlandığında rehin hakkı kurulmuş olur.

Tarafların, gerekmemekle beraber, temlik veya ciro ve teslim gibi bir yöntemi benimseyerek rehin kurmaları da olasıdır.

Hamiline yazılı senetlerin maliki olmayan bir kimsenin, rehinli alacaklıya bu senetler üzerinde rehin hakkı tanıması durumunda, TMK m. 990 uyarınca, üçüncü kişi durumunda olan rehinli alacaklının iyiniyeti korunur.

Nama Yazılı Senetler. Nama yazılı senetlerde TTK m. 956/2 kapsamında iki seçenek söz konusu olur: (i) yazılı bir rehin sözleşmesi yapılması ve nama yazılı senetlerin teslimi (TMK m. 955/1) veya (ii) nama yazılı senedin ciro ve teslimi (TMK m. 647/2; TTK m. 689/1) gerekir. Buradaki teslimden zilyetliğin geçirilmesi anlaşılır.

Yazılı rehin sözleşmesinde, kıymetli evrak ile bağlantı kurulmalıdır, çünkü ikisi birbirinden ayrı ayrı tedavül edemez. Borçlunun senet kendisine ibraz edildiğinde gerçek hak sahibini saptayabilmesi gerekir. Rehin beyanı nama yazılı pay senetleri üzerine yazılırsa bu ciro niteliğinde olur (TTK m. 689/1). Öte yandan, nama yazılı pay senedi devir beyanı ile devredildiyse burada borçlar hukuku ilkesi olan “kimse hakkından fazlasını başkasına geçiremez” kuralı uygulanır ve rehin hakkı iyiniyetle kazanılamaz.

TMK m. 956/2 uyarına diğer kıymetli evrakın rehni için senedin ciro edilmiş veya yazılı devir beyanı yapılmış olarak teslimi gerekir. Diğer kıymetli evraktan anlaşılması gereken ciro ve teslim yoluyla devredilen emre yazılı senetler ile devir beyanı ve teslimle devredilen nama yazılı senetlerdir (TTK m. 647/2). TTK m. 490/2 uyarınca, nama yazılı pay senetleri ciro ve zilyetliğin devri ile devredildiğinden, nama yazılı pay senetleri kanunen emre yazılı senetlerdir. Emre yazılı senetlerin devrine TTK m. 689/1 hükmü uygulanır ve rehin, rehin cirosu ve senedin zilyetliğinin geçirilmesiyle gerçekleşir.

Rehin cirosu, senedin üzerine veya alonja “bedeli teminattır”, “bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydı içeren cironun yapılması ve rehin veren tarafından imzalanması ile yapılır (TTK m. 683, m. 689). Bunun yanı sıra, beyaz ciro (TTK m. 683/1) yoluyla da rehin hakkı kurulabilir. Bu halde gizli rehin cirosu söz konusu olur.

İlmühaberler. İlmühaberler hamiline veya nama yazılı senetlerin yerini tutmak üzere pay senetleri bastırılıncaya kadar çıkarılan senetlerdir (TTK m. 486/2). İlmühaberler pay senetleri ile aynı işleve sahiptir. İlmühaberlere kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümler uygulanır (TTK m. 486/2). Bu nedenle ilmühaberler de kıymetli evrak ve kanunen emre yazılı senettir. Nama veya hamiline yazılı paylar için çıkarılan nama yazılı ilmühaberlerin rehnine de nama yazılı senetlerin rehnine ilişkin hükümler uygulanır.

Rehin Hakkının Kapsamı

Üzerinde rehin hakkının kurulduğu pay sahipliği hakları, aydınlatıcı ve koruyucu haklar dışında kalan mal varlığına ilişkin haklardır (kar payı hakkı, tasfiye payı hakkı, bedelsiz pay alma hakkı, rüçhan hakkı, tesislerden yararlanma hakkı ve hazırlık dönemi faizi alma hakkı).

Hamile yazılı pay senetleri açısından, kar payı kuponlara bağlanmışsa ve senetten ayrı bulunuyorsa, aksine sözleşme olmadıkça ve kuponlar da usulüne uygun olarak rehnedilmemişse, kar payı asıl rehnin kapsamında değildir. Bununla beraber, kar payı kuponları asıl senedin üstünde ise ve senetle beraber teslim edilmişse, kar payı kuponlarının da rehnedildiği ve kar payının da rehnin kapsamında olduğu kabul edilir.

Paraya çevrilmesi mümkün olmayan aydınlatıcı haklar (bilgi alma hakkı, inceleme ve denetleme hakkı) ve koruyucu pay sahipliği hakları (dava hakları, azlık hakları) rehnin konusunu oluşturmaz. Genel kurula katılma ve oy hakkı TTK m. 427/2 uyarınca rehin sözleşmesiyle rehinli alacaklıya bırakılabilir.

Rehin hakkı, mal varlığına ilişkin pay sahipliği haklarından yararlanma hakkı vermez. Rehinli alacaklının ne kullanma ne de yararlanma hakkı vardır. Malvarlığına ilişkin hak, rehnin paraya çevrilmesi aşamasında önem kazanır. Nitekim rehin alacaklısı alacağın vadesi gelmedikçe malvarlığına ilişkin haklar üzerinde hak iddia edemez.

Şirketin Kendi Paylarını Rehin Olarak Kabul Etmesi

TTK m. 379 uyarınca, şirketin kendi paylarını ivazlı olarak edinmesi veya rehin olarak kabul etmesi belirli bir oranın üzerindeki paylar bakımından yasaktır. Sermayenin 1/10’unu aşmayan oranda paylar şirket tarafından iktisap edilebilir veya rehin alınabilir. Ancak bunun yapılabilmesi için genel kurulun, yönetim kurulunu yetkilendirmesi gerekir (TTK m. 379/2). Bu yetkilendirme en fazla 5 sene için yapılabilir. Yetkilendirme yapılırken, genel kurul iktisap edebilecek veya rehin alınabilecek payların itibari değer sayılarıyla toplam itibari değerlerini ve paylara (iktisap bedeli olarak) ödenecek bedelin alt ve üst sınırlarını da gösterir.

TTK m. 379 hükmüne aykırı olarak rehin alınan paylar üzerindeki rehin, rehin olarak kabul edildikleri tarihten itibaren en geç altı ay içinde kaldırılır (TTK m. 385).

Payların rehnedilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmesi gereken bir diğer konu da nama yazılı payların devrine ilişkin TTK m. 491 ve m. 492 kapsamında öngörülen yasak ve sınırlamanın pay rehinde de uygulanıp uygulanmayacağıdır. Öğretideki baskın görüş TTK m. 491 ve m. 492 hükümlerinin nama yazılı pay senetlerinin rehnine uygulanmayacağı yönündedir[1].

Sonuç

Anonim şirkette pay rehni, TTK’da özel olarak düzenlenmez. Bu nedenle TMK hükümleri uygulanır. Senede bağlanmamış payların rehninde TMK m. 955/3 hükmü geçerlidir ve yazılı bir devir sözleşmesi yapılmalıdır. Senede bağlanmış paylarda TTK m. 956 senedin türüne göre farklı hükümler getirir. Hamiline yazılı pay senetlerinin devri için senetlerin rehin alacaklısına devri yeterlidir (TTK m. 956/1). Nama yazılı pay senetleri için TTK m. 956/2 iki seçenek verir. Nama yazılı pay senetleri kanunen emre yazılı olduklarından rehin cirosu ve senetlerin zilyetliğinin devri ile rehnedilebilir (TTK m. 689) veya yazılı bir devir beyanı ve senetlerinin zilyetliğinin geçirilmesi ile rehnedilebilir (TMK 955/1).

Rehnin kapsamına malvarlıksal paysahipliği hakları girerken, aydınlatıcı ve koruyucu haklar rehnin kapsamı dışındadır.

Şirket sermayesinin %10’nu aşmayacak şekilde kendi paylarını ancak TTK m. 379’daki kurallar çerçevesinde rehin olarak kabul edebilir. 

PROF. DR. H. ERCÜMENT ERDEM

http://www.erdem-erdem.av.tr/yayinlar/hukuk-postasi/anonim-sirketlerde-pay-rehni/

 

[1] Tekinalp, Ünal: Anonim Ortaklıkta Yeni Bağlam Sisteminin Esasları, İstanbul 2012, s. 23-24; Pulaşlı, Hasan: Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, 1.Baskı, Ankara 2011, s. 1485; Akbulak, Yavuz: “TTK Işığında Anonim Şirketlerde Pay Senetleri”, Ankara Barosu Dergisi, 2006/1, s. 511.