Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Mahkeme Kararı Görevine Dönen İşçiye ödenecek Ücretten ve Yasal Faizlerden Gelir Vergisi Kesintisi Yapılıp Yapılmayacağı PDF Yazdır e-Posta
15 Ocak 2018

Image

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

                             31/01/2012

 

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 61-398  

Konu

:

 Mahkeme kararı gereği görevi iade olan personelin çalışmadığı sürelere ait ücret ödemeleri üzerinden ödenecek yasal faizlerden gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellef olduğunuzu, emeklilik nedeniyle ayrılan daha sonra mahkeme kararı gereği görevi iade olan personelin çalışmadığı sürelere ait ücret ödemeleri ile ilgili  ödenecek yasal faizlerden gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı yapılması halinde kesinti oranının ne olması gerektiği hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında  Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde; "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, "Ölüm, sakatlık, hastalık (5904 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 03.07.2009) ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımlar." gelir vergisinden istisna olduğu hüküm altına alınmış olup 5904 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile  Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 77 nci maddesinde;

" Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerle ilgili olarak 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi uyarınca işverenlerce işçiye ödenen işe başlatmama tazminatları, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. Anılan dönemlere ilişkin işe başlatmama tazminatı gelir vergisi tevkifatına tabi tutulan mükelleflerin; tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca tahsil edilen gelir vergisinin red ve iade işlemleri yapılır.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esası belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir." hükmü yer almıştır.

Söz konusu Kanunun 75 inci  maddesinin ikinci fıkrasının (6) numaralı bendinde ise, adi, imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla carî hesap alacaklarından doğan faizler ve kamu tüzelkişilerince borçlanılan ve senede bağlanmış olan meblağlar için ödenen faizler de dahil olmak üzere her nevi alacak faizinin menkul sermaye iradı olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 85 inci maddesinde; "Mükellefler, ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için bu kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname verirler. Bu kanuna göre beyanı gereken gelirlerin yıllık beyannamede toplanması zorunludur." hükmü yer almakta olup aynı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının  (1-d) bendinde bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 600 milyon lirayı ( 2011 yılı için 1.170 TL.) aşmayan, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları  için yıllık beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan,  Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı  bendine göre "Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61' inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104'üncü maddelere göre," tevkifat yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümlere göre, emeklilik nedeniyle ayrılan ancak daha sonra mahkeme kararı gereği görevi iade olan personelin çalışmadığı sürelere ait ücret ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatının yapılması gerekmekle beraber, söz konusu ödemelerin hak sahibine geç ödenmesi nedeniyle ödenen faizlerin ücret olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan söz  konusu faiz ödemeleri Gelir Vergisi Kanunu uygulamasında alacak faizi niteliğinde olduğundan, tevkif yoluyla vergilendirilmeyen bu ödemeleri elde edenlerce Gelir Vergisi Kanununun 85 ve 86 ncı maddeleri uyarınca menkul sermaye iradı olarak yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan işe başlatmama tazminatları Gelir Vergisi Kanununun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre istisna kapsamında olduğundan mahkeme kararına istinaden yapılacak işe başlatmama tazminatı ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacağı tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

(*)   Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.