LİMİTED ŞİRKETTEN TAHSİL EDİLEMEYEN KAMU ALACAĞININ TAKİBİNDE TAKİP SIRASI

Image

6183 sayılı Kanun’un limited şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından şirketin ortak ve kanuni temsilcilerinin sorumluluğunu düzenleyen ilgili maddelerinde takip yönünden herhangi bir sıralama yapılmadığı hk.

İstemin Özeti: (...) Ltd. Şti. adına tescilli 17.09.2001 gün ve 6968 sayılı beyanname ile 22.08.2001 gün ve 66542 sayılı yatırım teşvik belgesi kapsamında muafiyet uygulanarak ithal edilen eşyanın beş yıllık süre dolmadan satışının yapılması suretiyle teşvik şartlarının ihlal edildiğinden bahisle, tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile bu vergiler ve fon payı üzerinden hesaplanan faizin tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi uyarınca ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerini; 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca, hisse oranları gözetilerek ortakların takibi cihetine gidilebilmesi için Şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda, amme alacağının Şirketten tahsil olanağının bulunmadığının anlaşılmasından sonra; öncelikle kanuni temsilcinin takibi, bundan sonuç alınamaması halinde ancak ortağa gidilmesi mümkün olduğundan, bu husus dikkate alınmaksızın, amme alacağının kanuni temsilci ile birlikte ortak sıfatıyla davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden Vergi Mahkemesinin kararının; tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Karar: Temyiz başvurusu; (...) Ltd. Şti.’ ne ait yatırım teşvik belgesi kapsamında muafiyet uygulanarak ithal edilen eşyanın beş yıllık süre dolmadan satışının yapılması suretiyle teşvik şartlarının ihlal edildiğinden bahisle, tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile bu vergiler ve fon payı üzerinden hesaplanan faizin tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi uyarınca ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerini iptal eden mahkeme kararının bozulmasına ilişkindir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinin, olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkânı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibata tabi tutulacakları hüküm altına alınmıştır. Her ne kadar, Mahkemece, (...) Ltd. Şti.’ ne ait yatırım teşvik belgesi kapsamında ithal edilen eşya nedeniyle şirketten tahsil olanağı bulunmayan amme alacağından, Şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda, amme alacağının Şirketten tahsil olanağının bulunmadığının anlaşılmasından sonra; öncelikle kanuni temsilcinin takibi, bundan sonuç alınamaması halinde ancak ortak sıfatıyla davacının sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle karar verilmiş ise de; 6183 sayılı Kanun’un limited şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından şirketin ortak ve kanuni temsilcisinin sorumluluğunu düzenleyen ilgili maddelerinde takip yönünden herhangi bir sıralama yapılmadığından, dava konusu ödeme emirlerinin gümrük ve katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payına ilişkin kısmının esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken; mahkeme kararının bu kısmın iptali yolundaki hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan Dairemizin E: 2014/3962 sayısında kayıtlı dava dosyasının incelenmesinden; muafiyet uygulanarak ithali gerçekleştirilen eşyanın bir kısmının icra yoluyla satışının yapılmadığı anlaşılmış olup; bu hususun da yeniden verilecek kararda gözetilmesi gerekmektedir. Mahkeme kararının, fon payı üzerinden hesaplanan cezai faize ilişkin hüküm fıkrasına gelince: Kaynak kullanımını destekleme fonu payı tutarı üzerinden, 07.06.1988 gün ve 19835 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1988/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 8. maddesi uyarınca müeyyide olarak cezai faiz istenmiş olup, anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre cezai faiz hesaplanması, Anayasa’nın 38. maddesinde ifade edilen “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Bu itibarla, Anayasa’nın yukarıda belirtilen maddesinde vurgulanan husus gözetilmeksizin verilen mahkeme kararının davanın, fon payı üzerinden hesaplanan cezai faize ilişkin kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kısmen kabulüne, mahkeme kararının, gümrük ve katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına; bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına; mahkeme kararının, fon payı üzerinden hesaplanan cezai faize ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin ise reddine, oyçokluğu ile karar verildi(*).

(*) KARŞI OY: Temyiz başvurusu; (...) Ltd. Şti.’ ne ait yatırım teşvik belgesi kapsamında muafiyet uygulanarak ithal edilen eşyanın beş yıllık süre dolmadan satışının yapılması suretiyle teşvik şartlarının ihlal edildiğinden bahisle, tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile bu vergiler ve fon payı üzerinden hesaplanan faizin tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi uyarınca ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrini iptal eden mahkeme kararının bozulmasına ilişkindir. Her ne kadar, kaynak kullanımını destekleme fonu payı tutarı üzerinden, 07.06.1988 gün ve 19835 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1988/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 8. maddesi uyarınca müeyyide olarak cezai faiz hesaplanması, Anayasa’nın 38. maddesinde ifade edilen “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine aykırılık oluşturmakta ise de; bu hususun ancak Şirket adına tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden hesaplanan cezai faizin kesinleşmediği durumlarda ileri sürülmesi halinde incelenebilmesi mümkün bulunmaktadır. Bu nedenle, Mahkemece, işbu davaya konu ödeme emrinin cezai faize ilişkin kısmının esası hakkında Şirket adına hesaplanan cezai faizin kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmasından sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden; istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle verilen mahkeme kararının ödeme emrinin cezai faize dair kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasının da bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum. 

Yukarıda yer verilen açıklamalar, konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir. Özdoğrular smmm ltd. şti./ www.ozdogrular.com, işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz. Mevzuatın sık değiştirilen ve farklı anlayışlarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama yapılmadan önce konunun uzmanlarından profesyonel yardım alınmasını tavsiye ederiz.

Hakkımızda

 ö z d o ğ r u l a r, Adana da 18.08.1988 tarihinde kurularak, Mali Müşavirlik faaliyetine başlamıştır. 

Sektöründe en iyi olma duygusu ile personeline "Kalite" bilincini yerleştirmeyi, Kalite Yönetim Sistemini sürekli iyileştirmeyi, müşterilerine en iyi hizmeti sunmayı, amaç edinerek, 2003 Yılında, alanında Türkiye' de ilk olarak ISO 9001: 2000 Belgesi almıştır.

 

Mali Takvim

02.10.2017
• SGK 4/a (SSK) ve İşsizlik Sigortası (Ağustos/2017), SGK 4/b (Bağ-Kur) (Ağustos/2017) Primlerinin Ödenmesi
02.10.2017
• Ağustos/2017 Ba, Bs Formlarının Verilmesi
16.10.2017
• Eylül / 2017 Dönemine Ait BSMV Beyanı ve Ödemesi
23.10.2017
• Eylül/2017 Aylık ve 3 Aylık (7-8-9.Ay) Muhtasar Beyanname verilmesi ve Damga Vergisi Beyannamesi
23.10.2017
• Eylül/2017 SGK 4/a (SSK) Aylık Bildirge ve İşsizlik Sigortası Bildirgesinin Verilmesi
24.10.2017
• Eylül/2017 Ait KDV Beyanı
 

Öne Çıkanlar

  • Özdoğrular 16.10.17 E-Bülten http://mailchi.mp/830d155ef41d/tsvk
  • Nakit Döngüsü Nasıl Hesaplanır Prof. Dr. Sait Y. Kaygusuz
  • Vergide Tahsil Zamanaşımını Kesen Ve Durduran Haller Nelerdir? 6183 sayılı AATUHK’nun 102.maddesinde tahsil zamanaşımı düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre,…

Popüler Kelimeler

Top