Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
6111 Sayılı Yeni Vergi Affı Yasasında Sahte Belge Düzenleyenlerin Durumu Yazdır e-Posta
01 Nisan 2011
Image

Bilindiği üzere, TBMM''''de kabul edilerek yürürlüğe giren 6111 sayılı Torba Yasa hükümlerine göre, sahte belge düzenleyenler matrah artırımından faydalanamayacaklardır.

Bu çalışmada 213 sayılı VUK''''nun 359. maddesi kapsamındaki fiilleri işleyenlerin 6111 sayılı Kanunun 9/6. maddesi hükümlerine göre gelir, kurumlar, KDV, stopaj vergileri yönünden matrah artırımında bulunup/bulunmayacakları konuları irdelenecektir.

6111 sayılı Kanunun 9. madde hükmünün 6. bendinde aynen şöyle denilmektedir:

"(6) 213 sayılı Kanunun 359''''uncu maddesinin (b) fıkrasındaki "defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler", bu Kanunun 6., 7. ve 8. madde hükümlerinden yararlanamazlar."

Bu madde uyarınca sahte belge düzenleyenlerin, defterlerin asıllarını tahrif edip, yerine başka defter veya yaprak koyanların 2006, 2007, 2008, 2009 yılları için vergi incelemesinden kurtulmaya yönelik olarak matrah arttırmaları ve vergi incelemesinden vareste tutulmaları mümkün bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, ilgili yıllarda yani 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında hasbel kader sahte veya yanıltıcı belge kullanmış mükelleflerin ise, bu matrah artırım hükümlerinden faydalanarak inceleme dışı kalmaları mümkün görülmektedir. Diğer yandan eski yıllarla ilgili örneğin 2006 yılında sahte fatura kullanmış ve bu konuda da asliye ceza mahkemesinde davası devam eden mükellefler için yeni yasaya göre vergi mahkemesindeki davasını bu kanunun 3. maddesi hükmüne göre geri çekip, anaparanın yarısının 36 aya varan taksitle ödenmesi mümkündür. Böyle bir durumda kesilen 3 kat veya 1 kat vergi ziyaı cezası tamamen silinmektedir. Anaparanın yarısı ise TEFE/ÜFE''''ye endekslenip bugüne irca edilecek ve toplamı 36 taksite bölünecektir. En son taksite kadar düzenli ödeme halinde geri kalan kısımlar vergi dairesi tarafından düzeltilecektir. Taksitlerin aksaması halinde başa dönülerek bu yasa ihlal edilmiş sayılacaktır.

Görüldüğü gibi bu yasa şartlı bir yasa olup, tamamıyla ödemeye bağlıdır. Madde hükümlerinin ihlal edilmemesi gereklidir (Bkz. md.3). Aynı şekilde davaların Danıştay''''da ve Bölge İdare Mahkemesinde de derdest olması durumunda da yukarıdaki açıklamalarımız aynen geçerlidir. Burada da yine madde 3''''ten faydalanılması istemi ve davaların geri çekilmesi, ödemelerin de düzenli olarak yapılması zorunludur. Asliye ceza mahkemesindeki süren davaların ve varsa Yargıtay''''a intikal etmiş davaların dosyalarına 6111 sayılı Yasadan faydalanmak için müracaatta bulunulduğuna dair bilgi verilmesi yararlı olacaktır.

Kanunun 9. maddesinin (6) nolu fıkrasında; 213 sayılı VUK''''nun 359. maddesinin (b) fıkrasındaki "defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler" in, 6., 7. ve 8. maddelerinde düzenlenen matrah ve vergi artırımından yararlanamayacakları belirtilmiştir. Madde gerekçesinde sahte belge kullananların, matrah ve vergi artımından yararlanabilecekleri ayrıca belirtilmiştir. 359. maddenin diğer bend ve fıkralarında tanımlanan suçların failleri ise hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan tasarıyla sağlanan imkânların tümünden yararlanabilecektir.

Diğer taraftan, VUK''''nun 359. maddesinin (b) fıkrasında tanımlanan;

1. Defter, kayıt ve belgeleri yok edenlerin,

2. Defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanların veya hiç yaprak koymayanların,

3. Sahte belge düzenleyenlerin,

tasarının 3. ve 4. maddelerinde sağlanan imkânlardan yararlanmasını engelleyen bir hüküm mevcut değildir. Bu durumda örneğin, sahte belge düzenleyerek komisyon geliri elde eden ve bu sebeple tarhiyat yapılanların, cezalarının kaldırılması ve vergilerinden de indirim yapılması mümkündür. Ancak bu kimselerin 6., 7. ve 8. maddelerde düzenlenen matrah ve vergi artırımından yararlanmaları mümkün değildir.

27.02.2003 tarihli Resmi Gazete''''de yayımlanan 4811 sayılı Vergi Barışı Kanununda da benzer şekilde vergi indirimi, cezaların silinmesi ve matrah artırımı imkânları sağlanmıştı.

4811 sayılı Kanunun 7., 8. ve 9. maddelerinde matrah artırımı düzenlenmiş, "Uygulanmayacak Hükümler" başlıklı 14. maddesinde ise Torba Tasarıda bulunmayan önemli düzenlemeler yapılmıştır.

Hatırlanacağı üzere, 4811 sayılı Kanunun 14. maddesinde;

1. Vergi Usul Kanununun 359''''uncu maddesinde sayılan fiilleri 31.8.2002 tarihinden önce işleyenler hakkında Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulmaz, soruşturma aşamasında olanlar için takibat yapılmaz, açılmış bulunan kamu davaları ortadan kaldırılır ve kesinleşmiş mahkûmiyet kararları infaz edilmez.

2. Anılan Kanunun 359''''uncu maddesinin (b) fıkrasının (1) numaralı bendindeki "Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler", (2) numaralı bendindeki "belgeleri sahte olarak basanlar" hakkında (1) numaralı fıkra hükümleri uygulanmaz ve bahsi geçenler bu Kanunun 7, 8 ve 9''''uncu madde hükümlerinden yararlanamaz.

3. İşlenen kaçakçılık suçlarından dolayı vergi ziyaına sebebiyet verildiği hallerde, (1) numaralı fıkra hükümlerinden yararlanılabilmesi için; salınan vergi ve kesilen cezalar ile gecikme faizi ve zamlarının, bu Kanunun yürürlüğünden önce ya da bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak suretiyle öngörülen süre ve tutarda tamamen ödenmiş olması ve bunlara karşı idari yargı yerlerinde dava açılmaması veya açılan davalardan vazgeçilmesi şarttır.

şeklinde hükümler mevcut idi.

4811 sayılı Yasa bir bütün halinde incelendiğinde; "Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler" ile "belgeleri sahte olarak basanlar"ın matrah artırımından ve hapis cezası ile yargılanmaktan kurtulamayacakları görülmektedir.

Ancak, VUK md. 359. maddede belirtilen ve suç olarak tanımlanan diğer fiilleri işleyenlerin; salınan vergi ve kesilen cezalar ile gecikme faizi ve zamlarını ödemeleri ve, dava açmamaları veya açılan davalardan feragat etmeleri şartıyla, Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulmayacağı, soruşturma aşamasında olanlar için takibat yapılmayacağı, açılmış bulunan kamu davalarının ortadan kaldırılacağı ve kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının infaz edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

4811 sayılı Yasadaki böyle bir madde ile esas itibariyle, Kanunla sahte belge kullananlar için getirilen "vergi barışı" yasası hükmü, hapis cezası hükümlerini de dikkate alarak, af niteliğinde düzenleme yapılmıştır.

Bu durumda, sahte belge kullanma suçundan yargılananların ya da mahkum olanların, Kanunda belirtilen şartlara uymaları halinde, yargılanmaları veya infazları sonlandırılmaktadır.

Bu defa, yürürlüğe girmiş olan 6111 sayılı yeni Yasaya (Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun) 4811 sayılı Varlık Barışı Kanununda yer alan benzer hükümlerin konulmadığı görülmektedir.

Dr. Mustafa ALPASLAN

http://www.mevbank.com.tr/dergi_icerik_p.asp?dicerik_id=186&...