Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Bakanlık Komiserlerinin Katılmadığı veya Terk Ettiği Genel Kurul Toplantılarında Alınan Kararların Muteberliği Yazdır e-Posta
09 Aralık 2010

Image

Anonim şirketlerde genel kurul, pay sahiplerinin veya temsilcilerinin usulüne uygun çağrı üzerine belirli bir gündemi görüşmek ve karara bağlamak için bir araya gelmesinden oluşan şirketin karar ve irade organıdır(1).

I- GİRİŞ

Genel kurulda alınan kararların hukuki olarak geçerli olabilmesi için mevzuatta öngörülen belli başlı şartlara riayet edilmesi gerekmektedir. Bu şartlar; genel kurulun çağrı ve ilana ilişkin esaslara uygun olarak toplanması, hazirun cetvelinin hazırlanması, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı (Bakanlık) Komiserinin toplantıya katılması, toplantı ve karar nisaplarının sağlanması, toplantı tutanağının düzenlenmesi ve tescili gereken hususların tescil ve ilan ettirilmesi şeklinde sıralanabilir.

Söz konusu şartlar arasında yer alan Bakanlık Komiserinin toplantıya katılması hususu, genel kurulun varlığını etkileyen esaslı unsurlardan biridir. Anonim şirket genel kurul toplantılarına Bakanlık Komiserinin katılması, bahsi geçen şirketlerin dış denetimine ilişkindir. Bakanlık Komiserlerinin görevi genel kurul toplantılarını yönetmek değil, bu toplantıların kanuna, ana sözleşmeye ve hukuka uygun yapılıp yapılmadığını gözetlemektir. Bir başka ifadeyle komiserler toplantılarda Devlet adına gözlemci olarak bulunur. Bakanlık Komiserlerinin özel hukuk tüzel kişisi olan anonim şirketlerin genel kurul toplantılarına iştirak etmesini, Anayasa’nın 48/II. maddesinde yer alan “Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.” hükmü çerçevesinde ve “kamuya yararlılık” denetimi kapsamında değerlendirmek gerekir.

Bu çalışmamızda, Bakanlık Komiserlerinin katılmadığı veya sonradan terk ettiği genel kurul toplantılarında alınan kararların muteber (geçerli) olup olmadığı hususu üzerinde durulacaktır.

II- GENEL KURUL TOPLANTILARINA BAKANLIK KOMİSERİNİN KATILMASI

Anonim şirketlerin kuruluş, olağan, olağanüstü ve imtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantıları ile ortak sayısı yirmiden fazla olan limited şirketlerin genel kurul toplantılarında Bakanlık Komiserinin bulunması zorunludur.

Bakanlık Komiserleri, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca çıkartılan Komiserler Yönetmeliği’nde(1) “şirketlerin genel kurul toplantılarına katılmak üzere söz konusu Yönetmelik hükümlerine göre görevlendirilmiş memur” şeklinde tanımlanmıştır (Komiserler Yönetmeliği md. 4). Her ne kadar Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 297. maddesinin kenar başlığı “Devlet Komiseri” ise de, söz konusu maddede ve anılan Kanunun diğer maddelerinde kullanılan ibare “Bakanlık Komiseri” şeklindedir. Öte yandan, Bakanlık Komiserlerine uygulamada “Hükümet Komiseri” veya “Bakanlık Temsilcisi” de denilmektedir.

Anonim şirket genel kurul toplantıları için toplantının yer, gün ve saati bildirilmek suretiyle toplantı tarihinden en az on gün önce şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerce imzalanmış bir dilekçe ile Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerine müracaat edilmesi gereklidir. Yurt dışında yapılacak toplantılar için bu süre otuz gündür. Müracaatın belirtilen sürelerden daha kısa bir sürede yapılabilmesi mümkün olmakla birlikte, bu husus müracaat merciinin uygun görüşüne bağlıdır.

Bakanlık Komiseri talep dilekçesine, yönetim kurulu kararının noter tasdikli bir örneği veya karar defterinin ilgili sayfasının şirket yetkililerince aslına uygunluğunun tasdik edilmiş fotokopisi ve tasdik eden şahsın imza sirküleri, dilekçeyi imzalayanların imza sirküleri ile toplantıya çağıranların göreve seçildiklerini gösterir Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin ilgili nüshası, genel kurulun azlık tarafından toplantıya çağrılması halinde kendilerini yetkili kılan mahkeme kararının bir örneği, gündem, komiser ücretinin yatırıldığına dair banka dekontu eklenir. Genel kurul denetçileri veya tasfiye memurları tarafından toplantıya çağrılmışsa dilekçeyi bunlar imzalar. Toplantının yetkili organ veya kişiler tarafından davet edilmediğinin anlaşılması halinde Bakanlık Komiseri görevlendirilmesi yapılmaz. TTK’nın 370. maddesi çerçevesinde bütün pay sahiplerinin toplantıda hazır bulunmaları kaydı ile davet hakkındaki merasime uyulmaksızın yapılan genel kurul toplantıları için de Bakanlık Komiseri talep edilir.

Bakanlık Komiserleri Yönetmeliğinde Bakanlık Komiserinin görevleri; genel kurul toplantısı başlamadan önce, toplantı sırasında ve toplantıdan sonra olmak üzere üç kategoride sıralanmıştır.

III- BAKANLIK KOMİSERİNİN KATILMADIĞI VEYA TERK ETTİĞİ GENEL KURULDA ALINAN KARARLARIN MUTEBERLİĞİ

TTK’ nın 378/II. maddesinde aynı Kanun’un 297. maddesine yapılan atıf nedeniyle, bir anonim şirket genel kurul toplantısında alınan kararların hukuki açıdan hüküm ifade edebilmesi için Bakanlık Komiserinin toplantıya katılması zorunludur. Bakanlık Komiserinin toplantıya sadece katılması yeterli olmayıp, aynı zamanda toplantının bitimine kadar toplantıyı terk etmemesi, tutanakların kanuna uygun bir şekilde düzenlenmesine nezaret etmesi ve bu tutanakları imzalaması gerekmektedir. Dolayısıyla genel kurul toplantı mahalline gidilmeden tutanakların imzalanması mümkün değildir. TTK md. 297’de geçen “şarttır” ibaresi ile Bakanlık Komiserlerinin toplantıya katılmasının kanuni olarak emredici nitelikte olduğu, aksi takdirde toplantıda alınan kararların geçerli olmayacağı vurgulanmaktadır. Nitekim TTK’ nın hem 297. hem de 378. maddelerinin kenar başlığı kararların “muteberlik şartı” şeklindedir. Komiserler Yönetmeliği’nin 8. maddesinde de bu durum açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, Bakanlık Komiseri hazır bulunmadıkça anonim şirketlerde türü (kuruluş, olağan, olağanüstü, imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu) ne olursa olsun genel kurul yapılması mümkün değildir.

 

Bu çerçevede, Bakanlık Komiserinin katılmadığı toplantılarda alınan kararların tamamı ile imzalamadığı tutanakta yer alan kararlar muteber olmayıp (geçersiz olup), hukuki olarak yok hükmündedir (hükümsüzdür) ve hiçbir sonuç doğurmaz. Dolayısıyla genel kurul toplanmamış sayılır. Söz konusu kararların yoklukla malul olduğu hem TTK’ nın gerekçesinde hem de doktrinde ve yargı kararlarında açıkça ifade edilmektedir.

Yargıtay bir Kararı’nda; “TTK’ nın 378. maddesinin kendisine atıfta bulunduğu aynı Kanun’un 297. maddesi sarahatine göre genel kurul toplantılarında Bakanlık Komiserinin o toplantının başlangıcından sonuna kadar hazır bulunması ve görüşme tutanaklarının Kanun’a uygun bir şekilde tutulmasına nezaret etmesi ve yapılan toplantının Kanun’un öngördüğü şekil ve şartlara uygun olup olmadığını kontrol ve nezaret etmesinin gerekli olduğu, olayda ise görevli Bakanlık Komiserinin genel kurul toplantı tutanağında yazılı olduğu şekilde Kanunun öngördüğü şartlara riayet edilmeden toplantı yapıldığını belirtmiş ve toplantıda hazır bulunanların toplantıya devam etmekte ısrar etmeleri üzerine keyfiyeti tutanağa geçirerek genel kurulu terk etmiş olmasına, Bakanlık Komiserinin toplantıda bulunmasının TTK’ nın 297. ve 378. maddelerinin gerekçesinde ve bu maddelerin kenar başlıklarında açıkça yazılı olduğu şekilde (kararların muteberlik şartı) olmasına göre (…) kararın bozulması gerektiği”(3) belirtmiştir. Yüksek Mahkeme’nin içtihat kazanmış uygulaması da bu yöndedir(4).

Bu durumda, iptal davası değil, genel kurul toplantısının veya alınan kararların yok olduğunun tespiti anlamında bir “tespit davası” açılır. Bu dava herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı gibi, hukuki yararı bulunan herkes tarafından ileri sürülebilir ve hakim tarafından da resen dikkate alınır. Söz konusu genel kurulda alınan kararlar pay sahipleri ve üçüncü kişiler açısından bir hak ve borç doğurmaz. Ayrıca, anonim şirket yönetim kurulu “yok” sayılan genel kurulda alınan kararları uygulamaz. Bu kararların tescil ve ilanı da mümkün değildir(5). TTK’nın 34. maddesine göre ticaret sicili memurları, tescili gereken genel kurul kararlarını, kanuni şartları haiz olup olmamaları ve kamu düzenine aykırı bulunup bulunmamaları yönünden özel olarak incelemekle yükümlü olup, yokluk ile sakat olduğu kanısına vardıkları kararların tescilinden kaçınmak zorundadır(6). Bir şekilde tescil ve ilan edilmiş olsa dahi, bu durum mevzuata aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına geçerlilik kazandırmaz.

 

IV- BAKANLIK KOMİSERLERİNİN SORUMLULUĞU

Bakanlık Komiserlerinin sorumluluğu Komiserler Yönetmeliği’nin 35. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre komiserler görevini kanunlara, tüzüklere, bahsi geçen Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tarafsızlık, dürüstlük ve titizlikle yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğe aykırı davrananlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun disiplin hükümleri uygulanır ve kendilerine belli bir süre veya süresiz olarak komiserlik görevi verilmez.

Komiserin resmi olarak görevlendirilmesine rağmen mücbir bir sebep bulunmaksızın keyfi olarak genel kurul toplantısına katılmaması veya toplantıya katılmakla birlikte mevcut toplantıyı terk etmesi durumlarında konunun disiplin açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

V- SONUÇ

Bir anonim şirket genel kurul toplantısında alınan kararların hukuki olarak sonuç doğurabilmesi için Bakanlık Komiserinin toplantıya katılması, tutanakların kanuna uygun bir şekilde düzenlenmesine nezaret etmesi ve bu tutanakları imzalaması gereklidir (TTK md. 297-378/II, Komiserler Yönetmeliği md. 8). Bu husus genel kurulun ve burada alınan kararların muteberlik şartlarından birisidir. Bakanlık Komiseri hazır bulunmadıkça anonim şirketler genel kurul toplantısı yapamaz.

 

Bakanlık Komiseri katılmadan yapılan toplantıda alınan kararlar ile imzalamadığı tutanakta yer alan kararlar geçersiz olup, hukuki olarak yok hükmündedir. Bu durumda genel kurul toplanmamış sayılır ve alınan kararlar hiçbir sonuç doğurmaz. Genel kurul toplantısının veya alınan kararların yok olduğunun tespiti için hukuki yararı bulunan herkes asliye ticaret mahkemesinde (olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde) tespit davası açabilir. Bu dava herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir.

 

Resmi olarak görevlendirilmelerine rağmen mücbir bir sebep bulunmaksızın keyfi olarak genel kurul toplantısına katılmayan veya toplantıya katılmakla birlikte mevcut toplantıyı terk eden Bakanlık Komiserleri hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun disiplin hükümleri uygulanır.

 

Mustafa YAVUZ*

Yaklaşım / Aralık 2010 / Sayı: 216

*          Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müfettişi

(1)       Hasan PULAŞLI, Şirketler Hukuku, 5. Baskı, Karahan Kitabevi,  Adana 2007, s.234

(2)       Yönetmeliğin tam ismi “Sermaye Şirketlerinin Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiserleri Hakkında Yönetmelik” şeklinde olup, söz konusu Yönetmelik 07.08.1996 tarih ve 22720 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(3)       Yrg. 11. HD.’nin, 05.04.1982 tarih ve E.1982/1512, K.1982/1507 sayılı Kararı.

(4)       Yrg. HGK’ nın, 06.02.1957 tarih ve E.50, K.20 sayılı; Yrg. 11. HD.’nin 18.11.1997 tarih ve E.1997/5944, K.1997/8317 sayılı; 29.05.1990 tarih ve E.1989/3337, K.1990/4327 sayılı; 26.11.1987 tarih ve E.1987/4607, K.1987/5042 sayılı; 24.11.1987 tarih ve E.1987/5873, K.1987/6577 sayılı; 31.12.1973 tarih ve E.1973/4688, K.1973/5278 sayılı Kararları.

(5)         PULAŞLI, age, s.262

(6)         Orhan Nuri ÇEVİK, Anonim Şirketler, Seçkin Kitabevi, Ankara 1979, s.860